fHerifin sayesin

 

| Hinweis | Home | Impressum | Download | Son Yorum |

| bir yanlış anlama ile her şey başlamıştı | 2007 | 2008 | 2009 | 2010| 2011| 2012| 2013|

 

 

01.01.2014

 

11 yılın özeti

 

Müslümanlık nerede! Bizden geçmiş insanlık bile…

Âlem aldatmaksa maksat, aldanan yok, nafile!

Kaç hakiki Müslüman gördümse: Hep makberdedir;

Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir!

                                              Mehmet Akif Ersoy

 

Yeni yılda cümlemize sağlık, bereket ve huzur dilekleriyle

 

 

                                                                         *

 

Pişman olmak için çok geç olmadan, harekete geçmek için acele edin*

 

 

Yıl 1913…

Almanya…

Lübeck kentinin varoşlarında bir bebek dünyaya gelir. Bu bebek hiç bir zaman babasının yüzünü göremeyecek, onunla oynayamayacaktı. Gerçi bunda günahı yoktu ama yazgısı böyleydi işte…

Dünyaya piç olarak gelmiş olmanın utancını ve sıkıntısını bir ömür boyu omuzlarında taşıyacaktı. Anne, zamanla yarışırcasına zor şartlar altında gündelikçi olarak o evden bu eve, o işten bu işe koşuşturuyordu. Evladına ayıracağı vakti olmadığı için çocuğunu bir tanıdığına emanet etmişti. Babasızlık yetmiyormuş gibi bundan böyle anneye de hasret büyüyecekti. Büyüdükçe dedesini, babası olarak tanıtacak veya dede kendini çocuğun babası olarak göstermeye başlayacak, yıllar böyle geçecekti... 

O zamanlar kim tahmin edebilirdi ki, 19 yaşında Nazi Almanya’sından kaçıştığı ülkeye tekrar dönerek, Oslo’da Nobel Barış ödülünü1 alacağını.

 

İnsanlar…

İnsanların oluşturduğu toplumlar…

Ve hatta bir coğrafyayı paylaşan toplumlarda…

Yaşayan insanlar…

Sonuçta, tümünü kapsayan evrensel kabuller…

Beşeri ilişkilerin temeli, saygı…

Saygı üzerine inşa edilen ahlak…

Temel ahlak kurallarından meydana gelen kanunlar!

 

Şu satırları yazdığım bugün, Hristiyanlık, Hz. Isa’dan sonra 2014 yılına girdi…

Yahudilik ise 3000 yılı aşkın bir süredir yeryüzünde olmakla birlikte, insanlığın çok tanrılı dinden, tek tanrılı dine geçişinin alemdarlığını yapmaktadır…

Bizler ise Hicri takvime göre 1435. yıllımıza başlıyoruz. Hristiyanlık 2000 yılı aşkın geçmişiyle övünürken, Mısırlılar, haklı olarak 7000 yıllık tarihlerine işaret etmektedirler!

 

Sayın Cfroglu’nun sorusunu yanıtlamak için bugün trilojinin üçüncü ve son kısmını yazmaya başladım. Bunun için medeniyet ve uygarlık kavramlarını kısaca tarif etmemiz gerekiyor:

Medeniyet kavramını belirli bir zaman kesitini ve/veya coğrafyaya bağlı ve/veya sınırlı, bir toplumun geçmişten - günümüze maddi ve manevi varlığının, fikir, sanat ve bilim dallarında ürettiğinin toplamını2, uygarlığı da saymış olduklarımının anlam ve zaman olarak daha geniş ifadesidir. Ayrıca uygarlık kavramı zaman olarak binlerce yılı kapsayabileceği gibi insanlığın eseri ve malı olarak evrensel anlam da taşıyabilmektedir3. Kavramlara biraz açıklık getirdiğimize göre, siz Sayın Okuyucularıma bir soru yöneltmek istiyorum:

 

Sizce insanlığın “çağdaşlaşmasında, medeni ve/veya uygar” olmasında, kısaca taş devrinden bu yana gelişmesinde inancın/dinin önemi nedir?

 

Bu soruyu, okumaya devam etmeden, lütfen içtenlikle cevaplamaya çalışın.

 

Şüphesiz, iman eden insan için Allah’ın Peygamberleri vasıtasıyla kelamı, insana ve toplumlara bir “çeki – düzen”, en azından ama…

Tabii anlayana, iyiyi – kötüyü ayırt etme imkânı vermiştir. Kanımca, insan söz konusu olunca kesin sınırlar çizmek doğru değildir! Buna örnek vermek gerekirse, topraklarımızın – iftarları  – arasında gösterebileceğimiz Hitit medeniyeti ön sıralarda yer almaktadır. Hani şu - badem bıyıklı, kendine ve cebine Müslüman – zihniyetin, Başkent amblemi değiştirdiği medeniyetin simgesi var ya…

İşte o medeniyet MÖ 2000 sene evvel devlet, bugünün şartları altında bile şehirler diye tabir edebileceğimiz yaşam alanları kurmuşlardır. Yani bugün baktığımızda 4000 sene evvel!

Bu medeniyet çoktan unutulmuştu, Kur’an-ı Kerim’de adları geçiyor mu bilemeyeceğim ama İncil’in bazı kesimlerinde kendilerinden söz edildiğini değişik kaynaklarda okudum. Demek istediğim, hak dini olarak tabir ettiğimiz dinler yayılmaya başlamadan önce insan, şimdi gene kızacaklar, everilmeye başlamıştır. Tahmin edebileceğiniz gibi bunun sayısız, bilimsel kanıtları vardır4.    

Mükemmel ve kusursuz olanı yaratan Allah…

İnsanı diğer yaratığı varlıklardan üstün kılan yine Allah5

İnsana düşünme, iyiyi – kötüyü ayırt etme yetisi veren, elçiler ve kitaplar yollayan yine Allah!

 

Mevla’mın yazgısı…

Oku, okuyarak öğren, düşünmeye teşvik eden, aldanma diye seslenen …

Ve kendi akılsızlığın kurbanı olan “çaresiz” insan!

 

“…Karşı karşıya kaldığımız tüm zorlukları aşarak vatandaşlarımla birlikte Brandenburger Tor’un altından geçtiğimiz gün, hayatımın en güzel anı olacağına inanıyorum…”

 

Bu anı yaşamak, yaşatmak için tüm varlığı ile çalışmış, çabalamıştı…

Ardından seslenenler hakkında “Başbakan6 mıydı, evet! İnsan olarak kaldı mı? Evet! İkisini bir arada yürütebilmesi büyüleyiciydi” diyeceklerdir7.

 

Bir davaya veya herhangi bir öğretiye, ülküye iman8 etmek…

Bu uğurda gerekirse canını bile feda edebilmek…

İnsana itici bir güç kaynağıdır…

Ancak insan yaradılış itibarıyla zayıf bir varlıktır9 ve tabiatına aykırı hareket etmez, edemez. Bu yüzdendir ki tanrının OKU emrinin karşın okumaktan çok “tablonun bütününü”10 görmeyi tercih etmektedir11. Okumak ve düşünmek, merak etmek - sormak ve sorgulamak, bu sorulara mantığa yakın cevaplar üretmek meşakkatli işlerdir. Kolaycılığa kaçmayı yeğleyen insan:

 

Resimlerle “konuşmayı” tercih eder!

           

Buna en güzel örnek Facebook’tur. Dikkatinizi çekmiştir, kısa bir iki cümleyle birlikte bir resim. İnsanların beğenisine sunulan genelde o kısa cümleler değil resmin kendisidir. Bir resim ile ifade edileni kelimelerle anlatmak sayfalar doldurabilir. Farkındayım konuyu dağıtığımı sanıyorsunuz ama… J Hiçte değil…

Tam aksine çünkü bu anlattıklarımla sizi yaklaştırmaya çalıştığım noktaya getirdim. Bir nevi konunun bam teline basarak vurgu yaptık. Batı kültürü, aristokrasi, toplumsal gelişme, sanat tüm bunların tek nedeni olmamakla birlikte kaynağında yatan resimlerle; yanıltıcı, karışık konuların yalın bir şekilde anlatılabilmesi yatmaktadır. Bildiğim kadarıyla Kur’an-ı Kerimde resmi, resim etmeyi yasaklayan bir ayet yoktur. Ancak Peygamber efendimiz öncesi ve sonrasında “yoğun” bir, Hz. Musa ve Hz. Isa Peygamberlere rağmen, putperestlik vardı. Bu yüzden Kur’an-ı Kerim putları yasaklamaktadır12. Hadislere13 dayanılarak getirilen canlı varlığı resim etme yasağı kanımca İslamiyet’in batı medeniyeti karşısında geri kalmasına neden olmuştur14. Hz. Isa’nın ölüm ile Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in ölümü arasında 632 sene vardır15. Bence, Peygamber efendimizin ölümünden sonra geçen – “her gün” – ile yavaş yavaş bağnazlaşmaya başlayan Müslümanlık, sözde hacı – hoca, ulema esaretinin zincirlerini kırarak tekrar Kur’an-ı Kerimin, öz öğretilerine dönmelidir. Çünkü dinimiz, bir mantık dinidir ve Yaradan’ın insanoğluna yasakları sınırlıdır. Bu sınırlı yasaklara yenilerin ekleyen sözüm ona din alimlerinden başkası değildir. Buna en güzel örneklerden biri İslam Rönesansıdır16. Bugün batı medeniyeti diye tabir etiğimiz medeniyet aslında İslam Rönesans’ının temelleri üzerine inşa edilmiştir. Çünkü İslam coğrafyasından etkilenen ve aynı zamanda bu bilgileri derinleştiren, fikirleri / düşünceleri >sonuna< kadar düşünmeye çalışan batıdır17. Denilebilir ki Müslümanlık, Peygamber Efendimizden sonra bin üç yüzlü yıllara kadar Kur’an-ı Kerimi olması gerektiği gibi yaşamıştır. Kesin kanıttım olmamakla birlikte öyle inanıyorum ki bu süreç içeresinde, yani İslamiyet’in altın çağının son belki iki, üç yüz yılı içeresinde ham sofuların – yobazlık virüsü – dinimize bulaştırdığıdır. Çünkü bu virüs sinsi ve olağanüstü sabırlıdır. Zamanın bir “önemi” yoktur, önemli olan arzulanan hedefe ulaşmaktır.

 

Dizginlenmesi mümkün olmayan bir hırsın elbette bir bedeli olacaktı…

Kimi zaman bu bedeli hırs sahibinin kendisi öderken…

Bu hırsın gerçek mağdurları, varsa tabii, genelde kişinin en yakınları, yani ailesi ve özellikle çocukları olur. Öylede olmuştur zaten, eşine ve özellikle çocuklarına pek zaman ayırmamaktadır. Bu sevgisizliğin, şefkatsizligin kaynağında kendi çocukluğunda yaşadıklarının yattığını ileride kendisi itiraf edecektir. Bundan sonra bir elmanın iki yarısını yine birleştirmek, hayatının ve siyasetinin odağında olacak, gençliğinde aşırıya kaçan sosyalist idealleri, yaş ilerledikçe hayatın gerçekleriyle yüzleşerek yumuşayacaktı.      

 

Açıkça görülmektedir ki insanlık tek tanrılı dine geçmeden önce de medeniyetler kurabilmiş ve yaşatmıştır18. Dini inançların medeniyetlerin temeli olmadığını iki örnekle, Mısır ve Hitit medeniyetleriyle “kanıtlamış” olmakla birlikte, tek Tanrılı dine geçişin insanları toplumsal ve bireysel olarak kökten değiştirdiği söylense yanlış olacağını düşünmüyorum.

Buna rağmen ticaret ve ticaretin birlikte getirdiği tüm olumlu ve olumsuz etkilerle, medeniyetlerin karşılıklı etkileşimini, yani bilgi transferini de (aktarımını) göz ardı etmemeliyiz. Ancak bir nokta var ki buna değinmeden devam etmenin yanlış olacağına inanıyorum. Toplumsal ve bireysel gelişmenin anahtarını kutsal kitaplar olarak kabul edersek. Özellikle gelişmişlik açısından Hristiyanlık ve Müslümanlık19 arasında düz hesap 600 yıl bulunmaktadır. Dile kolay, 6 aşır yani bir nesli 30 yıl olarak kabul edersek 20 nesil eder20. Çağımızda Müslümanlığın yaşadığı tüm zorlukları Hristiyanlar bizden yüzlerce yıl önce yaşadı.  

         

Devam edecek…

 

 

* Fridtjof Wedel-Jarlsberg Nansen (Beeilt euch zu handeln, ehe es zu spät ist zu bereuen) 

1.Ödülün verildiği tarih 10.12.1971

2.Örnek: Atatürk’ünde işaret ettiği Batı medeniyeti

3.Misal: Maya uygarlığı MÖ 600 – MS 900

4.Günümüze kadar gelemeyen ve ne zaman “kaybolduğu” hakkında fikrim olmayan kitap. Söz konusu kitaptan etkilenerek bu medeniyeti kurduklarına dair bilimsel bir veri bulamadım. Olasılıklar arasında olmakla birlikte, bir gün kesin kanıtlara erişileceğini ümit ediyorum.

5.Burada insanı neden mükemmel ve kusursuz yaratmadığı sorusu akla geliyor ama en basit cevap şekliyle: Mutlaka bir bildiği vardı!

6.Almanca Kanzler

7.Recep Tayyip Erdoğan’ın kulakları çınlasın

8.Güvenmek ve samimiyetle inanmak

9.Bunun en güzel örneği tabiatta mevcuttur. Hayvanlar âleminde dünyaya gelen canlılar genelde ilk andan itibaren “kendi kendilerine yeterli” olabiliyorken, insan yavrusu uzun hem de çok uzun bir süre yardıma muhtaçtır.

10.Badem bıyıklı zihniyetin son zamanlarda sıkça kullandığı deyim. Tablonun bütününü görmeye çalışırken ayrıntılara dikkat etmeyen insan(!?). Sinsi ve zekice bir hamle.

11. Hani bir değim vardır: “Şeytan ayrıntıda gizlidir” diye, elimde bilimsel bir veri yok ama öyle inanıyorum ki bu yüzden insanoğlu tanrının öğretisinden sapabilmektedir. Okumadığı, ayrıntılara dikkat etmediği, düşünmediği için bir “tuzaktan” diğerine basan insan.

12.Bu konuda merakını gidermek isteyen okuyucularıma şu kelimelerin Kur’an-ı Kerimde ne anlama geldiğini ayrıntılı bir şekilde, araştırmalarını tavsiye ederim. Ben özetiyle yetinmek istiyorum: El-bari (yaratan), Savvara (şekil vermek, şekillendirmek), Musavvir (bir şeye şekil ve/veya suret veren, resim yapan) ve Bera’e (embriyoda “hücre değişikliği”. Bu vasıf olmasaydı doku, farklı organ olamazdı)   

13.Rivayet zinciri yani Kur’an-ı Kerimde yer almayan ancak öyle olduğuna inanılan (!?). Meraklısına Buhâri, Libâs 91,95 ve Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi’yi araştırmalarını öneririm. Özellikle Şeyh Efendi adamı dininden imanından soğutur.

14.Örnegin bazı “âlimlere” göre canlı varlıkları resim eden Allah’la boy ölçüşmeye kalkarmış ve kıyamet gününde resimlerini >canlandırmak< zorunda kalacaklarmış (güler misin, ağlar mısın?)

başaramadıklarında cehennem azabı çekeceklerini…

Yine aynı “âlimlere” göre resmin kafasını koparmak ve/veya bozmak yoluyla resim edilen etkisizleştirilebiliyormuş (yani canlandırmak zorunda kalmıyormuşsunuz). Halı ve yastık gibi gündelik eşyaların üzerine yapılan canlıların resimleri bu eşyaların üzerine basıldığı veya oturulduğu için zararı olmazmış mış, mışmış da mışmış. Adama kafayı katıksız yedirirler!!! Şimşekleri üzerime çekeceğimin bilincinde olarak ifade etmeliyim ki, şahsen Kur’an-ı Kerimde - yazılı - olarak yer alamayan hiç bir şey, buna hadislerde dahil, beni bağlamıyor. Çünkü Kur’an-ı Kerim’in değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelebildiğini farz etsek bile, rivayetlere dayanan hadislerin değişikliğe uğramadan gelebildiğine inanmıyorum. Bu konuda ciddi şüphelerim var, özellikle dil ve kelimelerin anlamları konusunda. Bu mevzuyu 2012 yılında Allah’ın Kelamı başlıklı makalemde işlediğim için burada tekrarlamak istemiyorum. Esas olan Kur’an-ı Kerim ve içinde yazılı olanlardır nokta!

15.Abbasi halifeleriyle (MS 749 – 1258) Müslüman dünyası bilim ve sanatta doruk noktasını yaşamıştır

16.Islam’ın altın çağı diye de anılır

17. Batı medeniyetinde bir – iki istisnanın dışında, mesela engizisyon döneminde, düşünmek, serbest çağrışım, öğretmenin ve öğrenmenin kaidesini oluştururken Ortadoğu’da genelde ezber üzerinden öğrenime ağırlık verilmiştir. Yani Batı medeniyeti düşünmeyi, çağrıştırmayı ve sorgulamayı teşvik ederken bizim coğrafyamızda, öyle bir zaman gelmiştir ki düşünmenin, çağrıştırmanın, sorgulamanın yerini biat, kör olası batıl inançlar, hurafeler ve ezber almıştır. Bunun hep böyle olmadığının kanıtı ise yine İslamiyet’te altın çağın kendisidir. Antik çağda doğu ile batı arasındaki bilgi aktarımının itici gücü ticarettir. Özellikle Yunanistan ve Mısır arasında çok önemli bilgi transferi gerçekleşmiştir (meraklısına: Naukratis’i araştırın) . Aslında karşılıklı etkileşimden tüm insanlık faydalanmıştır. Günümüzde de hala böyle değil mi? Batı aristokrasisinin temelinde “paylaşılmayan bilgi” yatmaktadır. Bu cümleden hiç bir şey anlamadanız değil mi? J Gerçekten öyle, gelin özetleyerek anlatayım: İnsanlık için Neolitik Devrimde (Tarım Devrimi) ve sonrası için yaşamsal iki konu vardı. Biri, o zaman kadar göçebe, avcı ve toplayıcıdan yerleşik düzene geçen insan için “elinin emeği, gözünün nurunu” pazarlamak, yani al gülüm – ver gülüm ticaretinin ilk adımlarını atmak diğeri ise tarımcılığın temel kaidesi olan ekip / biçme zamanını doğru ayarlayabilmekti! Bu “elinin emeği, gözünün nuru” genelde teknik icatlar ama aynı zamanda gündelik eşyalar ve özellikle süs eşyası ve takılar (kadın her dönemde kadın J)  bir o tarafa bir bu tarafa gidip geliyordu. Bu doğu-batı ticareti doğudan batıya göçlerle de ayrıca destekleniyordu. Batıda metal işlemeciliğin başlangıcı ile - bilgi – gittikçe önem kazanıyor bir insanı diğerinden üstün killiyordu. Bu mevzunun bir tarafını teşkil ederken, diğer tarafı da daha az önemsiz değildi. Doğru zamanda ekip-biçebilmek, zamanlamaya vakıf olan için yabana atılmayacak bir üstünlük sağlıyordu (konunun meraklısı için iki ipucu vereyim, astroloji ve Nebra’da bulunan gök tekeri). İnsanoğlunun tabiatında yatan diğerlerine egemen olma dürtüsü haliyle bilgiyi kendine saklamayı birlikte getiriyordu. Bu bilgi ile üstünlük sağlama zaman içinde batı aristokrasisine dönüşecekti. Siyaset bilimi, aristokrasi dendiğinde, küçük ama çok yetenekli / bilgili ki bu bilgi ve yeteneği daha ayrıntılı tanımlamakla birlikte, bir zümrenin (bugün elit diye tabir edeceğimiz) egemenliğine atıfta bulunur. Günümüzde bu kavram kullanıldığında daha çok “soylu” kelimesi ve bu kelimeye bağlı çağrışımlar akla gelir.

18.Kutsal kitaplarda değişik vesilelerle dile getirilen ve kaybolduğu iddia edilen kitaptan feyiz almadıysalar.  

19.Hani medeniyetler çatışması diye tabir edilen kavram (meraklısı için Samuel Huntington’u araştırın)

20.Buradan öznel bir izlenimimi aktarmak istiyorum. Batı medeniyetinin gelişmişliği açısından, genelleme yapmadan – daha çok “küme küme” bakıldığında, bir Avrupalı gözüyle, Avrupalılar 2014 yılını yaşarken, Türkiye 1984’ü, biz “Avrupalı Türkler” ise 1954’ü yaşamaktayız. İtirazlarınızı duyar gibi oluyorum ama dediğim gibi öznel bir izlenim. Bu izlenimimin sağlam dayanakları var, arz edeyim, “Avrupalı Türkler” olarak Avrupa’da yaşadığımız topluma nazaran, düşünce ve hayat görüşümüz açısından “çok” geri kalmış sayılırız (bu yüzden Avrupa’da yetişen nesiller hem velileriyle hem de mesela Alman toplumuyla sorun yaşayabiliyorlar). Türkiye’ye gittiğimiz ve toplumun geneline baktığımızda da toplumun değiştiğini fark ediyor ve ciddi ciddi geri döndüğümüzde nasıl ayak uyduracağımızı düşünmeye başlıyoruz! Türkiye’den Avrupa’ya bakıldığında da medeniyet ve hayat anlayışı bakımından bir fark görülmektedir. İstisnalar kaideyi bozmaz! Örneğimin uç bir örnek olduğunun farkındayım ancak anlaşılabilmesi açısından faydalı görüyorum.                       

                                                                        ***

02.01.2014

 

Zap zap manyayı oldum

 

Bir halk TV, bir ulusal Kanal...

Arada CNN...

Bir o kanala, bir diğerine zıplayıp duruyorum...

Eyyy Tayyip...

Hayatlarını çaldığın...

Ölümlerine sebep olduğun...

Yandaş ve yoldaşına peşkeş çektiğin kamu malları...

Çaldığın çaldırdığın paraların...

Hesabını nasıl vereceksin?

Vebaline girdiğin, ah aldığın o kadar insan var ki...

Tümünün hesabını nasıl vereceksin...

Anladık Kasımpaşalı delikanlısın...

Kuldan korkmasın....

Bre imansız Allahtan da mı korkmasın?

Yok, yok...

Seni asmak şart oldu...

Seni ve bu zihniyetin diğer yöneticilerini!

                                                                        ***

03.01.2014

 

Altına her koşulda imzamı atarim

 

MEHMET FARAÇ/ Tarihin en karmaşık seçimine sürüklenirken ahval ve şerait!..

 

...

...

...

Türkiye böylesi bir atmosferde seçime giderken iç siyaseti körelten gerekçeler yukarıdaki saptamalardan ibaret değil ki... Halkın önüne üç ay sonra yerel seçim sandığı konulacak ama seçmen bu kaosta tercihini nasıl yapacak belli değil... Alın size seçmeni kararsızlığa iten ve yanıt arayan sorular:

 

- Yolsuzluğun ayyuka çıkması AKP seçmeninin Erdoğan'a bakışını ne kadar değiştirdi?.. Yüzde 50'nin desteği halen sürüyor mu?.. AKP halen seçeneksiz mi?.. ABD, Erdoğan'dan desteğini çekti mi, yoksa "Erdoğansız AKP" yeni bir strateji mi?.. İş dünyasında "AKP giderse ekonomik kaos başlar" şeklindeki kaygı devam ediyor mu?.. Medya halen Erdoğan'dan yana mı?..

 

- CHP, yolsuzluk ve rüşvetin AKP'yi sarstığı bir dönemde; adı yolsuzlukla anılan Sarıgül yerine şaibesiz bir ismi aday çıkartmayarak şu siyasal ortamda bile en büyük strateji hatasını yapmadı mı?.. AKP'nin cemaati "çete" diye suçladığı bir dönemde, CHP'nin Atatürk'ün ideallerini bir tarafa bırakarak seçmenin infialine rağmen bu gruba yanaşması ikinci büyük umutsuzluğa yol açmadı mı?..

 

- AKP'nin de bir anketle saptadığı gibi, cemaatin oyu "yüzde 1" olduğuna göre ve Erdoğan onlara kolaylıkla cephe alabildiğine göre bu grubun siyasette etkisi tartışmalı değil mi?.. Hilafet yandaşlarının tam egemenlik uğruna birbirine düştüğü, siyasal algı dengesinin değiştiği, CHP'nin bile ne yazık ki laiklik karşıtlarından medet umduğu bu dönemin sandığa yansıması nasıl olacak?..

 

- Ve de MHP'nin dolduramadığı merkez sağdaki boşluk devam ettiğine göre; AKP-cemaat çatışmasının sürdüğü bu dönemde söz konusu kesimlerin oyları nereye gidecek, özellikle mürit-militanlarla Milli Görüşçü-Fethullahçı kavgasını şaşkınlıkla izleyen muhafazakâr çevreler sandıkta nasıl davranacak?..

 

Tüm bu sorular da şunu gösteriyor; Aydınlık dergisinin 1990'ların sonlarında kapak konusu yaptığı gibi Erdoğan'ı iktidara ABD hazırladı... Erdoğan'ın kısa sürelik şairane hapisliğini "demokrasi" naralarıyla mağduriyete dönüştürmesi de siyasal senaristlerin cilası oldu ve AKP henüz birkaç aylık partiyken 2002'de uluslararası bir tezgâhla iktidara getirildi. 2007 seçimleri, muhalefetin başarısızlığı nedeniyle AKP'ye yaradı. 2011'de CHP'nin ulusalcı kadroları tasfiye ederek sağa yanaşması ve de merkez sağın tamamen çökertilmesi, Erdoğan'ı yine tek seçenek yaptı... Peki bundan sonrası?..

...

...

...

 

http://www.aydinlikgazete.com/yazarlar/mehmet-farac/31034-mehmet-farac-tarihin-en-karmasik-secimine-suruklenirken-ahval-ve-serait.html

                                                                          *

Pardon

bu nerden çıktı Şimdi?
Yırtık dondan çıkar gibi...
Sayın Baykal bunu yapmamalıydınız...
Sizi çok eleştirdim, size katıldığım da oldu...
Şahsınıza kurulan tuzağa...
Kendini bilen, siyaseti takip eden insan zaten itibar etmedi...
K.K. ya kılıf...
AKP'ye perde!

Sizin komplo iddialarina...
Cemaat / AKP cekismesine...
"Iadeyi intibar" namina da olsa...
Katilmaniz bence Dogru olmadi!!!

                                                                        ***

07.01.2014

 

Tanrının bankerleri*

 

Bu değim tarihte başkaları için kullanılmıştı…

Ancak dini inançların nedenli ticaret ve siyasetle iç içe olduğunu…

Geçmişten günümüze göstermesi bakımından tekrar hatırlatmaya değer buluyorum!

 

Bu başlık birçoğunuzun zihninde… 

İster istemez bir çağrışım yapmıştır!

 

Emin olmamakla birlikte…

Sayın Prof. Dr. S. Kemal Erol’a ait olduğunu düşündüğüm…

Bir başka değimi de bu bağlamda kullanmak yerinde olacaktır…

Kendisi bir makalesinde Kleptokrasi ve Kleptokrat kelimelerini kullanmıştı…

Kleptomani, 19. Yüzyıldan kalma psikolojik bir terim olmakla birlikte...

Artık günümüz psikologları tarafından kabul edilmemektedir.

 

Kleptomani patolojik bir çalma dürtüsü olarak tanımlanmaktadır…

Hukuki açıdan Kleptoman’a, en azından Almanya’da, bir ceza indirimi uygulanabilir…

Çünkü bir akıl/ruh hastalığı olarak kabul edilmektedir!

 

Ancak Türkiye’de…

Kleptokratların…

Kleptokrasiyi bilinçli olarak yerleştirdiğine…

Emin olabiliriz…

Yani ani bir dürtü söz konusu olamaz!      

 

*Tarihte ilk defa Medici ailesi için kullanılmıştır

                                                                          *

Birden aklıma geldi...

 

Kaçakçılık, rüşvet, kara para AKlama...

hırsızlık, suiistimal, arsızlık...

Yüzsüzlük, yalan, nitelikli dolandırıcılık...

vs.

vs.

vs.

Oktay Eksi demişti...

Yakında kari, kız (!?)

Vallahi böyle bir rezillikte gün yüzüne çıkarsa şaşırmam!!!

                                                                        ***

08.01.2014

 

Emin olduğum tek şey var

 

2007 seçimlerinden sonra al aşağı etmediniz...

Ne Kadar ağlansanız faydası yok!

 

Yok, askeri vesayetmiş mis...

12.Eylül'ü bende sizlerle birlikte yaşadım...

Ama bugünküyle kıyaslanamayacak derecedeydi...

Sivilini vesayeti de sayenizde gördük!

 

Mehmetçiğe baktığımızda...

Genelkurmay herkesin kurmayı olabilir ama...

Türk'ün Genelkurmayı olmadığını üzülerek söylemeliyim!

 

Siyasetçi ve özellikle...

Milletvekili, bazı istisnalar dışında...

Milletin değil kendisinin ve yakınlarının vekili!

 

Ben bunu görür, bunu yazarım

                                                                          *

Hayırlı olsun

 

İleri demokrasi cümleten hayırlı olsun...

Önce HSYK'yi icat et...

Sonra HSYK'yi lav et...

Tüm yetkiyi tekrar Adalet bakanlığına bagla...

Sonra demokrasiden bahis et!!!

 

Bir tarafınızı yırtsanız...

üç göbekçik bir takla atsanız...

Faydası yok!

 

Yargılanacaksınız!!!

Ve Allah nasip ederse...

Sevdiğiniz Menderes gibi, yası adada...

                                                                        ***

09.01.2014

 

Velev ki

 

Zamanlama manidar...

Ne çıkar?

 

Din, iman, Allah, Peygamber diyerek...

Dolandıran, çalan, gasp eden...

Ben miyim?

 

Üç sene...

beş sene bekler...

DÜGMEYE o Zaman basarim...

Sana ne?

 

Sen götürürken...

Zamanlamayı kendin belirleye biliyorsun da...

Is hesap sormaya gelince mi?

Zamanlama manidar oluyor?!

                                                                          *

Mahalle kaırları, tek kelimeyle iğrenç!!!

                                                                        ***

10.01.2014

 

Kemal Kılıçdaroğlu ve ayni isimli sayfanın Facebook yöneticisi,

 

Beni sayfanızda yorum yapmayı engelleyerek susturabileceğinizi mi sanıyorsunuz?

Bir Whitehead Hacker, bilişimin ahlaki kurallarına uyan birisi olduğuma dua edin. Yoksa sizin o sayfanızı, sanal olarak “başınıza” geçirmesini bilirdim. Benim gibi düşünen milyonlar var!

Atatürk’ün, Cumhuriyet Halk Partisini ve ilkelerini –çiğnemenize- ASLA müsaade etmeyeceğimizi buradan ilan ediyorum. Hele şu AKP ve Cemaat belasından kurtulalım, Yeni- Cumhuriyet Halk Partisini de yöneticileriyle birlikte bu vatandan def etmesini biliriz.

                                                                       ***

Bu nasıl bir tiniyetsizliktir?

           

Sözüm ona gazeteci olacaklar!

Cumhuriyet Tarihi araştırmalarım sırasında haliyle Ermeni iddiasıyla da ilgilenmem gerekti. Araştırmalarım sonucunda Sayın Cezmi Yurtseverin bu konuda iki çok önemli belgeye ulaştığını

öğrenmiştim. 07.12.2010 tarihli makalemde buna yer verdim. Gazete haberine baktığınızda Sayın Yurtseverden hiç söz edilmiyor. Bu mudur gazetecilik, bu mudur gerçekten?

                                                                       ***

13.01.2014

 

Hassas bir konu, Kardeş Aile projesi…

 

Bir kaç hafta önce yazmıştım…

Annem, yeğenlerimle birlikte Türkiye’de diye…

Aranızda halen AKP’nin oy oranı nasıl bu kadar yüksek oluyor sorusunu soranlar var…

Sitemden bunun nedenlerini defalarca anlatmama rağmen…

Bir kez daha örneklerle anlatayım…

Annem dün Türkiye’den döndü!

 

Gerçi yasal konumu itibarıyla artık köy diyemeyiz…

Ama benim için köydü, köy kalacak…

Anne tarafım yüzyıllardır İstanbul’un (akıncı) köylerinden birinde ikamet ediyor…

Annemin çocukluk arkadaşlarından bir hanımefendi, eşinin ağır hastalığı nedeniyle maddi sıkıntıya düşmüş. Geçen sene niyet etmesine rağmen, annem arkadaşına bir fırsatını bulup da yardım edememiş. Bu sene bunu telafi etmek için arkadaşıyla buluşmuş. Annem, arkadaşının gururlu kişiliğini bildiği için dolaylı yollarda yardım etmeyi düşünerek, ölmüşlerimize Kuran okumasını istemiş ve bir miktar parayı usulca eline sıkıştırmış. Oturmuşlar oradan buradan konuşurken konu dönmüş dolaşmış AKP’ye gelmiş. Arkadaşı başlamış anlatmaya:

Günün birinde temiz pak giyinmiş kişiler zili başmışlar…

“Merhaba, biz falanca belediyeden geliyoruz, sıkıntıya düştüğünüzü öğrendik Kardeş Aile projesi kapsamında size yardım etmek istiyoruz” demişler. Anemin arkadaşı nazik şekilde yardımı ret etmiş. Bir, iki, üç gelip gitmişler. Dördüncü sefer elleri kolları dolu yine zili basarak kendisinden kendilerini “tanrı misafiri” olarak kabul etmelerini istemişler. Çaresiz kadın buyur etmiş! Konuşmuşlar, ila Kardeş Aile projesi çerçevesi içeresinde ikna etmeye çalışmışlar “yardım paketini” bırakarak gitmişler. Kadıncağız “yardım paketini” daha muhtaç bir aileye vermiş(!?)  Başka bir örnekle devam etmek istiyorum; teyzem bu sene anneme anlatmış. Baba tarafından akrabalarımız olan çok sevdiğim bir aile, senelerden beri çok sıkıntılı bir yaşam sürmekte. Çok çalışkan bir aile, o iş senin - bu iş benim etrafta fırtına gibi esiyorlar ama buna rağmen yetmiyor, yetmiyor…

Bir kaç sene evvel, son seçimlerden önce, yine falanca belediyeden geliyoruz diye evin kapısını çalmışlar:  “maddi sıkıntıda olduğunuzu öğrendik size yardım etmek istiyoruz” diyerek içeri girmişler. Teyzem, akrabama kızmış neden içeri aldın diye. Kendisi başlamış anlatmaya: “Abla, almayıp da ne yapacaktım çok soğuktu, çocukların sırtında ceket, ayaklarına doğru dürüst ayakkabı yoktu. Para verdiler çocukların ihtiyaçlarını aldım. Yemin ettirdiler AKP’nin tüm etkinliklerine katılacaksın, AKP’yi seçeceksin diye. Kontrol ediyorlar, etkinliklere gitmeyenlerin yardımını kesiyorlar”           

 

Başka sorusu olan var mı?

                                                                       ***

15.01.2014

 

Alo

 

Alo, alo...

Ankara...

Duyuyor musun beni?

 

Birbirinize girdiniz...

Allah çok daha beter etsin sizi...

Ama...

Beterin, beteri...

Kötünün çok daha kötüsü olduğu için...

Bir tüyo vereyim sana...

BaşÇalan...

Boşbakan...

Bak dinleniyorum dedin, anlatamadın...

Mit'i kaptırmadın (!?) kavga başladı...

Kurslara el attın...

Nasrettin Hocanın...

Komik adamın ümüğüne bastın...

Gel sen beni dinle...

Birde su Ihmam Hatiplere bir el atıver...

Bak Hocayı can damarından vurursun...

O 4+4+4'ü iptal et...

Tüm devşirdiğin...

Ihmam Hatibe çevirdiğin liseleri asli görevlerine...

Geri getir...

Hoca "Efendi" yerlerde!!!

 

Benden söylemesi...

Bak bu kıyağım karşısında senden ne Saat...

Ne de içi yeşillerle dolu ayak kabı kutusu istiyorum!

 

Alo, alo...

Ankara...

Duyuyor musun beni?

                                                                        ***

17.01.2014

 

Demokrasinin D’si

 

Sitemi takip eden vefalı dostlar bilirler…

Gerçekten çok büyük sağlık sorunlarım var…

Manevi açıdan bu sene benim ve ailem için iyi başlamasına rağmen…

Sağlık yönünden…

Arta kalan iki gram aklımı bir araya toplayarak başlamış olduğum projelerimi ve makalelerimi bitiremiyorum. Ağrılarım anlatamayacağım kadar şiddetli. Kullanmak zorunda olduğum ilaçlar tedavi edici değil, salt ağrı kesici maiyetedir. Morfin kullanmam gerekiyor ama bunu ret ettim. Açıkçası, bu ısrarı daha ne kadar sürdürebileceğimi bilmiyorum. Kendimi Dr. Jekyll gibi his ediyorum. Kendi üzerimde, verilen ilaçları değişik bileşimlerde deniyorum. Doktorlara kalsa sormadan sorgulamadan yut gitsin (dönem önem günde 3x16=48 tane hap kullandığım oldu). Ama arzu ettiğim neticeyi bir türlü alamıyorum, ilaçların yan tesirleri çok fazla. Bu yüzden bu araştırmamın değerlendirilmesini kısa tutmak istiyorum. Bu bilgilendirmenin Türk toplumu için önemli olduğunu düşünüyorum. Demokrasinin ilerisinden, gerisinden söz etmeyeceğim. Bilakis demokrasinin D’sini konu almak istiyorum.

 

Daha önceleri de defalarca anlatmaya çalıştığım gibi demokrasi bir birikimin tezahürüdür.

Ne birikimi?

Kültür!

Okumasını, düşünmesini ve araştırmasını sevmeyen bir toplumun, fırtınalı günlerde sığınabileceği yegâne liman olan demokrasi kültüründen bahis edeceğim. Bir insan babasını bilmeyebilir ama ana genelde bellidir. Anayasa yani yasaların anası, ondan doğan, ondan türeyen kanunlar döner dolaşır anayasaya dayanır. İşte bu yüzden – genel kültür – anlamında anayasanın belli başlı bazı maddeleri öncellikle bireylerin, sonrada toplumun ortak hafızasına yerleşmelidir. Yerleşebilmesi içinde uzun dönem değişikliğe uğramaması gerekir. Eğer gerçek anlamda demokrasiyi yaşamak istiyorsak bu bir zorunluluktur. Bunu için beli başlı bazı demokrasilerden örnekler vererek söze başlamak istiyorum:

 

Güncel Fransız anayasası 1958’de yürürlüğe girmiş ve bugüne kadar 18 kez değişikliğe uğramıştır. Güncel Alman anayasası 1949’da yürürlüğe girmiş ve bugüne kadar 13 kez değişikliğe uğramıştır. Güncel İtalyan anayasası 1948’de yürürlüğe girmiş ve bugüne kadar 7 kez değişikliğe uğramıştır. Güncel Norveç anayasası 1815’de yürürlüğe girmiş ve bugüne kadar 2 kez değişikliğe uğramıştır. Güncel Danimarka anayasası 1953’de yürürlüğe girmiş ve bugüne kadar hiç değişikliğe uğramıştır. Güncel ABD anayasası 1787’de yürürlüğe girmiş ve bu anayasanın temelini oluşturan 7 maddeye iki yüz sene içeresinde 27 madde eklenmiştir. Yani anayasanın temeli hiç değişikliğe uğramamıştır*.

 

Yukarıda vermiş olduğum örneklerden de anlaşılacağı gibi bugün öve - öve yerlere, göklere sığdıramadığımız bazı demokrasilerin temeli, mümkün olduğu kadar az değişikliğe uğramış, anayasalara ve bilinçli – bilgili bireylere dayanmasıyla yaşanabilmektedir. Çünkü okumasını sevmeyen bir insan bile süreç içeresinde “kulaktan dolma” bilgilere sahip olabilir. Gelin birde “son dönem” Türkiye Cumhuriyeti anayasasına birlikte bir bakalım.

 

1982 anayasası 17 kez değişti!

 

*Kaynakça: Prof. Dr. Astrid Lorenz (Verfassungsänderungen in etablierten Demokratien Motivlagen und Aushandlungsmuster sayfa 22) ve kendi araştırmalarım. Bu anayasa değişikliklerinden ötürü gereken kanuni düzenlemeleri hiç dikkate almadım J

                                                                        ***

21.01.2014

 

Sesleniş

 

Brüksel’den sesleniyorsun...

Ey insanlık..

Suriye diye diye...

Öldürülen çocuklardan, kadınlardan bahis ediyorsun...

Bende sana cevap veriyorum...

Ey Erdoğan...

Bil ki Suriye’de akan kanda senin de parmağın var...

Bil ki Türkiye’de, Suriye’de, Libya’da ve Mısır’da...

Akan kana gırtlağına jadar bende bulaştın...

Bil ki sen yalnız bir hırsız değilsin...

Sen aynı zamanda da bir katilsin!

 

Ey Erdoğan...

Bu dünyaya gelirken...

Yanımızda hiç bir şey getirmiyoruz...

Ve giderken de hiç bir şey bir şey götüremeyeceğiz!

                                                                       ***

22.01.2014

 

Isyannnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn

 

Siyasal İslam’ın tüm sorumlularını…

Yandaşını, yoldaşını…

Hepsini ama hepsini Allaha havale ediyorum!

 

Allah sizi nasıl biliyorsa öyle yapsın…

Bu millete bu eziyetleri reva gördüğünüz için…

Sizi ve yedi geçmişinizi -  geleceğinizi Allaha havale ediyorum!

 

İnsanlık yapalım dedik…

Sabah, sabah ne sinir kaldı ne kafa!

 

Yaşlı bir tanıdık…

Eşinin ve kendisinin pasaportları bitmiş randevu alınması lazım…

Geldi rica etti…

Biliyorum adamın çocukları, nasıl desem?

En ılımlı ifadeyle hayırsız…

Tamam dedim…

Nüfus cüzdanlarını getir alayım…

Demez olsaydım!

 

O zamanlar…

Cumhuriyet Tarihi Kronolojisini hazırlarken…

Araştırmalarımda Genelkurmay dâhil...

İçişleri bakanlığı ve daha birçok bakanlığın web siteleri…

Ve linklerinde önemli – bilişim güvenlik açıklarına – rastladım…

Vatandaşlık görevim gereği…

İlgili kurumlara hemen yazılı bildiri yaptım…

Genelkurmay açığı en kısa sürede kapatmıştı…

Diğerlerini tekrar denetlemedim!

 

Eğitim sürecimi dâhil etmeden…

25 senemi bilişime vermiş bir insanim…

Hiç bir şey bilmesem, hiç bilgim olmasa…

25 senede insan yine bir şeyler öğrenir…

Öyle değil mi?

 

Neyse dönelim konumuza…

Senelerdir bir e-Pasaport, e-Devlet uygulaması…

Aldı başını gidiyor…

Bilişim güvenliği “yok” sayılarak…

“Hadi ondan geçtim…”

Bari uygulamaları doğru yapsalar…

Kullandıkları dil…

İnsanların anlayabileceği bir seviyede kullanılsa…

Gam yemeyeceğim!

 

Mütevazı bir kütüphaneye sahibim…

Elektronik kütüphanem bir bilgi deryası…

Okumasını, öğretmesini seven bir insanım…

Buna ve mesleğim olmasına rağmen ben zorluk çekiyorsam…

Varın gerisini siz düşünün!

 

Sorarım size…

Bilgisayar kullanmasını bilmeyen insan ne yapsın?

Yeterli dil bilgisine sahip olmayan insan ne yapsın?

Vatandaş emir eri…

Hükümetin yetkilileri gel diyecek…

Vatandaş gelecek…

Hükümetin yetkilileri git diyecek…

Vatandaş gidecek…

Çünkü vatandaşın başka işi gücü yok…

Genelde devletten insan gibi bir maaş alamayan memur bir yana…

Namussuz memur usulca çekmecesini, defterin sayfalarını açacak…

Vatandaş çorba, çay parası adı altında…

Pamuk elleri cebe atacak!

 

Yok arkadaş…

İşinin hakkını vermek yerine…

Milleti keriz yerine koymak…

Daha kolay!

                                                                         *

Hiç şaşırmam

 

Seçimler birkaç gün kala…

Recep Tayyip Erdoğan, Bilal bombasını patlatırsa…

Sakın şaşırmayın…

Seçimleri kazanmak için…

Ne kadar namuslu olduğunu…

Oğlu bile olsa yolsuzluğa geçit vermeyeceğini…

Seçmene göstermek için…

Oğlunu “adalete” teslim edebilir…

Bunu yapabilir...

Yapar mı? Yapar!

                                                                         *

Paralel

Sorulması gereken bir soru…
Y-CHP sakın AKP’nin paraleli olmasın?
Ne K.K nede herhangi bir CHP sayfasında yorum yapamıyorum artık!

                                                                       ***

04.02.2014

 

Kuşbakışı 2014

1. Bölüm

 

 

Sorunun bir parçası olduğunuz sürece sağlıklı bir değerlendirme yapmanız mümkün olmayacaktır…

Sorun ile aranıza mesafe koymak zorundasınız…

Ve dönüp baktığınızda…

Sağlıklı bir tahlil yapma olasılığını göreceksinizdir!

 

Türkiye’deyim…

Simit 500, Kestane 660 Lira…

Sakın şaşırmayın…

Anlatacağım!

 

Elimde bastonla…

Ihlaya, pihlaya…

Oflaya - poflaya İstiklalde – Tünele doğru yürüyorum…

Yürümek, hareket etmek her geçen gün daha zor bir hal alıyor benim için…

Ama yürümek zorundayım, acıda çeksem yürümeliyim…

Yoksa gün gelecek sonum tekerlekli sandalye olacak!

 

Artık gençlerin bana amca demesine alıştım…

İster tesadüf deyin ister başka bir şey…

İstanbul 2014 benim için simitçi yılı oldu…

O kadar yoruldum ki…

Koskoca İstiklal Caddesi üzerinde oturacak bir bank yok…

Bayılacağım!

 

İleride…

Bir simitçinin arkasında bir sandalye gördüm…

Müsaade isteyerek oturdum…

 

Kendimi toparladıktan sonra simitçiyle sohbete daldık…

- İşler nasıl?

- Hamdolsun, geçiniyoruz (!?)

-…

-…

-…

- Hepsi çaldı ama bunlar milyar Dolarları çalıyor

- Abi, çalmayan bir tek Bülent Ecevit oldu!

- Evet, rahmetli dürüst adamdı. Eminim vergi dediklerinde gün geçirmiyorlardır?

(Acı bir tebessüm etti)

-İşlerim iyi gitmese de beni bir kaç gün idare edin diyorum, etmiyorlar! Her ay benden 500 Lira yer parası alıyorlar ama zavallı kestaneciler 660 Lira ödüyor.

Bir süre daha sohbet ettikten sonra simitçinin yanından üzülerek ayrıldım.

 

Umarım bir daha simit veya kestane aldığınızda aklınıza gelir

                                                                       ***

05.02.2014

 

Kuşbakışı 2014

II Bölüm

 

Anneme telefon edip helalleştim…

“Aman oğlum, binme oğlum, etme oğlum”

Şimdiye kadar kafama koyduğum her şeyi yaptığım gibi…

Bu seferde büyük sözü dinlemedim…

Anlarsınız ya…

Ne olur ne olmaz…

Eğer bu işi de diğerleri gibi yaptıysalar…

En kötüsüne hazırlıklı olmak lazım!

 

Emine’nin üzerinde kaymak da bunun gibi bir şey olmalı…

Şıp şak…

İki dakika…

Ne bir haz…

Ne bir ihtiras…

Soyunup giyindiğine…

Niyetlendiğine değmez…

Çünkü…

İki dakikada karşıdasın ama…

Gök kubbeyi görmen yaklaşık 15 dakika sürüyor…

Yürü babam yürü…

Dön babam dön…

Neymiş iş yapmışlar…

Millete büyük bir iş basarmışlar gibi Marmaray’ı yutturmaya çalışıyorlar…

“Hayaldi” gerçek oldu!

                                                                          *

Deyyus

 

Yeryüzünde çok fazla deyyus vardır…

Ve genelde güçlüdürler…

Ama hiç bir deyyus son tahlilde yenilmez değildir…

Türkiye’deki ileri demokrat deyyus da buna dâhildir!

                                                                        ***

Kuşbakışı 2014

III Bölüm

 

Anam soğan babam sarımsak

 

Seni sayısız villalarınla…

Milyar dolarlarınla Allaha havale ediyorum…

Allah seni ve sana ait olanları…

O villalarda onca paran pulunla…

Cehennem azaplarına laik görsün!

 

Geçtim…

Geçtim vatanı, milleti pazarlamandan…

Geçtim satıp savmandan…

Allah sana ve yandaş – yoldaşından bu çocukların…

Evlatlarımızın hesabını sorsun…

Bana yeter!

 

Marmaray’dan çıktım Galata köprüsüne doğru yürüyorum…

Kadıköy’de cebimdeki tüm parayı harcadığım için…

Cebimde Akbil ve 25 kuruş kalmış…

Küçük bir kız çocuğu dikkatimi çekti…

Duvar dibine sıkışmış oturuyor…

Dileniyor…

Gittim yanına…   

Maşallah…

Yüzü bir ay parçası…

 Maviş maviş gözler…

Atım elimi cebime kısmetine 25 kuruş çıktı…

Üzülerek verdim ve verirken sordum…

“Karnın aç mı?”

Allahtan “tokum” dedi…

Yoksa vicdan azabından kahır olurdum…

Bir kaç metre ilerde bir oğlan çocuğu…

Biraz ileride bir kaç yaş büyük yine bir kız çocuğu…

Çaresiz yanlarından geçip gittim!

 

Akşam oldu…

Bekârlık sultanlıktır diyorlar ya…

Diyen halt etmiş…

Eşimi birkaç gün önce Almanya’ya uğurladım…

Gerçi gitmeden önce…

Yemek yapıp buzdolabını doldurdu ama…

Bu aksam canım başka bir şeyler yemek istedi işte…

İndim aşağıya…

Yanı başımızda marketler…

Ve çöpleri…

Uzaktan çöpü karıştıran birisi dikkatimi çekti…

Yaklaşınca 13-14 yaşlarında bir kâğıt toplayıcısı bir kız çocuğu olduğunu gördüm…

Gündüzün tecrübesiyle…

Alış verişten arta kalan tüm parayı kıza vermeye niyetlendim…

Çıktığımda iki büklüm oturmuş bekliyordu…

Birileri çöpü döksün de o da toplasın diye…

Akşam ayazı da çıkmıştı zaten…

Gittim yanına…

“Kızım bunları şatınca kaç para kazanıyorsun” diye sordum…

“Bilmiyorum, babam satıyor bende annemin gelmesini bekliyorum” diye cevap verdi…

“Sana para versem kabul eder misin” diye sordum…

Boynunu büktü buruk bir tebessümle…

Cebimde ne var ne yoksa verdim…

Eve çıktım ne kadar meyve varsa bir torbaya doldurup aşağıya indim…

Kızın eline sıkıştırdım!

 

Çingene’ymiş…

Kürt’müş…

Türk’müş…

Ermeni’ymiş…

Hıristiyan’mış…

Müslüman’mış…

Yahudi’ymiş…

Bana ne?

 

Anam soğan babam sarımsak…

Ben kimim ki...

İnsan horlayacağım…

İnsan olana yardım eli uzatmayacağım!

 

İçim yanıyor dostlar…

Bu insan sefaletini gördükçe içim yanıyor…

Hele bu insan çocuk olunca içim kat be kat yanıyor!

                                                                       ***

06.02.2014

 

Internet yasağınız cümleten hayırlı olsun! Tabii kendine "kelepçe" vurduranlara. İki örnekle "özgürlüğünüzü" vurgulamak istiyorum. 1. Anti Virüs sektörü Virüs yazanların daima bir adim gerisindedir. 2. Güvenlik administratörleride hackerlerin ardında yürür. Bu bakımdan Sayın Taser'in yazdığı gibi: Pesnsilvenyadan aşağı Kasımpaşa

                                                                         *

Acıların çocuğunu seçimlere torbalayın. torbalarla yönettiler torbaya koyarak hapishanenin yolunu açın...Ama nerde?
Ne ar damari ne de yüz...
Kösele kapli olsa bu Kadar olaydan dolayi asinirdi!!!

                                                                       ***

09.02.2014

 

Güç ile tanıştılar…

Güç sayesinde paraya kavutsular…

Âlemlere kaydılar…

Yakında karı, kız sayesinde tarihin çöp kutusunu boylayacaklar!

                                                                          *

Aklıma gelen inşallah başımıza gelmez

 

Öğrenci, öğretmen ve velilerin dikkatine!

Yarın okullar açılacak…

Bu zihniyet Allah birdir dese, inanmayın!

 

Büyük oranda tablet dağıtılacakmış…

Nuh nebiden kalma bilgisayar dağıtacaklarını sanmıyorum…

Dolayısıyla kameraları olacaktır!

 

Zararlı bir yazılım ile…

Kamera vasıtasıyla evinizin içinde olup biteni…

Tablette yazdıklarınız kayıt altına alınabilir!

 

Dikkatli olmakta fayda var

                                                                          *

AbdülTayyip dönemi

 

Uzun meslek hayatımın bilgi birikimiyle sizlere daha öncede seslenmiştim…

Biliyorsunuz bu zihniyet bizleri kendi müritleri gibi süzme salak ve biatçı insanlar sanıyorlar…

“Hani Şeyh uçmaz mürit uçurur” misalinde olduğunda ki gibi!

 

Önümüzdeki seçim döneminde The Cemaat tarafından gelebilecek saldırılara karşı akıllarınca önlem alıyorlar ama nafile! Gerçekler tüm çıplaklığı ile – eninde sonunda    gün yüzüne çıkacaktır.

Genç nesil ve genelde sizler bir  – Internet    tutturmuş gidiyorsunuz…

Ben…

ArpaNet’ten beri bu işin içersindeyim…

İnternetin kuruluş felsefesi askeri temellere dayanır. Yani soğuk savaş döneminde bir atom bombası saldırısı karşısında bile – iletişimin – sağlanabilmesi için dizayn edilmiştir.

Bu açıdan bakıldığında acıların çocuğu…

Hırsız, yalancı ve dolandırıcı Tayyip ve yandaş – yoldaşlarının gayretleri beyhudedir!

 

Sizi bilmem…

Ama…

Benim sokağa atılacak param yok!

 

Haberler…

Siteler ve sosyal ağlar…

Tutturmuş bir VPN falan…

Fuzuli!

 

DNS ayarı önemli…

8.8.8.8 veya mesela…

194.25.2.129!

 

Kuzenim…

Bu satırları okurken muhtemelen kızacak…

Çünkü minik bir ağ ile onun Internet’ini kullanıyorum…

Bilgisi yok…

Ama…

Ne yapayım, merak işte…

Buradan kendisinden özür diliyorum…

Türkiye’ye geldiğimde ilk olarak beli bir internet sitesine giriş yapmaya çalıştım…

Türk Telekom tarafından engellenmiş…

Mesleğimin çirkin taraflarından biri ama “güvenlik” açısından önemli (birçok virüs ve zararlı yazılım bu gibi sitelerden dünyaya yayılıyor)…

Erotik (porno) bir siteye girmeye çalıştım…

Bu site son derece “güvenli”, ücretsiz ve kuruluş amacına “hizmet” ediyor…

Yılda 150 milyon € gibi bir ciro yapıyor…

Neyse lafı fazla uzatmayalım…

Neticede…

DNS ayarı sayesinde sorunsuz giriş!

 

VPN yerine…

Proxy kullanmanızı daha önce de tavsiye etmiştim…

Bu Proxylere “yeni” bir örnek daha vermek istiyorum…

Çin örneğinden de anlaşılacağı bir…

Google gibi bir “dev” ile ülkeler bile baş edemiyor…

Google Proxy kullanın…

Nasıl kullanılacağını bilirseniz sorun yok!

 

Örnek:

http://www.gmodules.com/ig/proxy?url=http://www.gurbuz.net

 

gurbuz.net yerine…

Rahmetli babamın deyimi ile…

Tatlı su manyaklarının yasaklamaya çalıştığı sitenin URL’ini yazın…

Durmak yok…

Aslanlı yolun saçtığı ışığa doğru yürümeye devam!

                                                                        ***

10.02.2014

 

Zalimce haksızlık yapıyorsunuz

 

Farkında mısınız?

Siz zalimsiniz!

Farkında mısınız?

Siz haksızlık yapıyorsunuz!

 

Yok…

Farkında değilsiniz…

Olsanız…

Garibimi bu kadar eleştirmesiniz!

 

Eskiden…

Çocuklarını okutacak parası bile olmayan…

Delik ayakkabılarla İstanbul’un Selamsızı’nda…

Emsalsiz bir hitabet ve ikna etme kabiliyeti ile…

Esnafa at ve eşek etti satan…

Eşek eti pazarlamacısı…

Ne yapsın yani…

Karşısına toplanan eşekler sürülerini görünce…

Eski günlerin anısına…

Başlıyor anırmaya!

 

Şimdi…

Kabahat anıranda mı?

Yoksa…

Onun bu denli coşturan…

Meydanlarda toplanan eşek sürülerinde mi?

 

Sakın…

Sakın kalkıp da bana şimdi meydanı boş buldu demeyin…

Değneksiz kalan köy misali…

Çünkü görünürde…

Değneğin iki bekçisi var!

 

Kendisi himmete muhtaç iki dede, kaldı ki başkasına himmet ede

                                                                        ***

13.02.2014

 

Son tango

 

Kralların oyunu diye bilinen satranç…

Zekânın, stratejinin, hesap - kitabın, ileri görüşün…

Kısacası entellerin bir oyunu…

Hamleye, zekice düşünülen bir hamleyle cevap verilen…

Gerektiğinde…

İlk ateşe atılan…

Feda edilenlerin piyonların olduğu…

Kaz gelecek yerden tavuğun esirgenmediği…

Hele bir de oyuncular hünerli ise…

İzlemesine doyum olmayan…

Şahların, kralların oyunu!

 

Dansların beklide en…

Tutkulusu…

Ateşlisi…

Dişiyle erkek arasında ki…

Mahremiyetin…

Uyumun, ihtirasın…

Adeta simgesi, dışa vurumu…

Tango!

  

Ve demokrasi…

Aristoteles'in şu tespiti ilginçtir: "Şimdi bazıları yalnız bir tür Demokrasi var diyebilirler [...], ama bu gerçeği yansıtmamaktadır…”

Demokrasi denen oyunda…

İktidar ve muhalefet…

Oyunların şahı olan satranç misali hamleye, hamle ile karşılık verirler…

Ama tıpkı satrançta olduğu gibi oyun tek taraflı oynanmaya başlanırsa…

Karşı tarafın hamleleri cılız ve etkisiz kalırsa…

Ne zevki kalır…

Ne de tadı, tuzu!

 

Dansa davet edildiniz…

Kavalyenizi beğenmeseniz bile…

Bu davete icabet etmek durumundasınız…

“Yerim dar” demek…

Olmaz!

 

Bu Tango…

Cehennemin kapıları ardına kadar açılmadan…

Bir önceki dans…

Henüz kavalyenizi seçme şansınız var…

Kavalyenizin ayaklarına…

Bilerek, isteyerek basmanızın bir sakıncası olmayacaktır!

 

Son Tangoya davet edildiğinizde…

Tökezlerseniz…

Asla bir daha kavalyenizi seçemeyecek…

Kendisini nazikçe geri çevirme…

Hayır, istemiyorum deme şansınız kalmayacaktır.

                                                                          *

Ankara ve Ergenekon! Allah seni nasıl biliyorsa öyle yapsın Kılıçdaroğlu, seni de Bahçeli! Bu zihniyete göz göre göre önümüzdeki iki secimi kazandıracaksınız. Türk milleti sahipsiz mi? Yok mu vatan - millet diyen siyasetçiler? Yok, mu önce vatan sonra millet diyen halk önderleri?Kasalar, ayakkabi kutulari, gemicikler, kuyumcular, milyarlar...
Ogullar ve babalar!

                                                                        ***

14.02.2014

 

Amerikan subayı

 

Müşteri desem değil…

Arkadaş desen o da tam değil…

Senelerden beri gelir…

Bilgisayar veya bilişim güvenlik sorunu oldu mu yardım ederim…

Sonra saatlerce dünyadan, siyasetten sohbet ederiz…

Navy subayı…

Kocaman bir savaş gemisinde dünyayı geziyor…

Aylarca kayıp olur…

Birden bire ortaya çıkar ve her fırsata bana uğrar!

 

Bugün yine bana geldi…

Bilgisayar güvenliği konusunda bir problemi vardı…

Aslında Türkiye’deki insanların yarısının…

İnternet sorununa benzer bir mesele…

Neyse karşılıklı fikir alış verişinde bulunduktan sonra…

Damdan düşer gibi…

“Erdoğan’a dikkat et…”

“Yakında Türkiye’de Ukrayna’da ki gibi olaylar çıkacak” dedi!

 

Çıksın…

Canım feda…

Yeter ki…

O herifin ablak suratını…

Kavgadan başka bir şey bilmeyen “Hitabet sanatını”…

Karga sesinin beynimi tırmaladığı gibi…

O gudubet sesini artık duymayayım!

                                                                        ***

14.02.2014

 

Ahmet'in öküzü, bakar iki gözü sırasıyla bugün iki farklı Bakış. 19.09.2006, 6.3.2011, 8.10.2011,23.2.2012 tarihli uydu görüntüleri. Açıkça görülmektedir ki 2012 ve 2014 görüntülerine filtre uygulanmış ancak videoyu izlediğinizde villaların deniz kenarında olduğunu göreceksiniz. Hani var ya 30 yıldır orada oldukları iddia edilen villalar...

 

http://video.sozcu.com.tr/2014/video/haber/urladaki-villalar-kacak-cikti.html

 

 

                                                                        ***

16.02.2014

 

Beyana itimat esastır

 

AK’a kara çalan sen…

Emanete ihanet eden sen…

Söyle…

Bu saatten sonra…

Millet, senin hangi beyanına itimat edebilir?

                                                                        ***

17.02.2014

 

Ben olsam utancımdan yerin yedi kat dibine girerim

 

Köse yazarları…

Bu iğrenç iftirayı yine ele aldılar

Ahlaksızlık hat safhada…

Kendilerini “haklı” çıkarmak namına çirkefe battıkça batıyorlar…

Üç beş kuruşa tamah eden oğullar…

Boy boy çelik kasalar…

El âlemin, cinsel organlarının orasına burasına sürtüldüğünü anlatan gelinler…

Bunu anlatmasına izin veren boynuzlular…

Camide içki içildiğini…

Cinsel ilişkiye girildiğini ama bunu ispat edemeyen yürütmenin…

Yalancı başı!

                                                                        ***

18.02.2014

 

Arz, talep meselesi

 

Serbest ekonominin temelidir…

Arz ve talep…

Arzın çok olduğu, talebin az olduğu durumlarda fiyatlar düşer…

Aksi…

Talebin çok ama piyasaya arz edilenin az olduğu durumlarda…

Fiyatlar tavan yapar!

 

Durum böyleyken…

Talepleriyle kanaatkâr olan…

“İdare et abi” dendiğinde…

Sanki birisi düğmeye basarcasına…

İdare etmeye alıştırılmış bu milletin…

Daha çok “… koyarlar”!

 

Ömrünün çok büyük bölümünü Avrupa’da geçirmiş birisi olarak…

Küçük yaştan beri siyasetin içinde, kenarında ve de köşesinde yer alan…

Sus(!?)…

Dendiğinde susmayan…

Hayattan, insanlardan beklentisi olan…

Talepleriyle beli bir ölçünün altına inmemeye gayret eden…

Biri olarak tüm yurttaşlarımı uyarıyorum!

 

Başınıza ne geliyorsa…

Kanaatkârlığınızdan, talepsizliğinizden, bilgisiz ve bilinçsizliğinizden geliyor…

Haberiniz ola!

 

Siyasette hayatın bir parçası olduğuna göre…

Size sunulan…

Ve siyasetin en alt seviyesini temsil eden anlayışla yetinmeyin…

Siyasetçiden beklentilerinizi…

Taleplerinizi karşılaması için, çitayı yükseltin…

Taleplerinizin artığı oranda hayat standartlarınızın da artığına…

Şahit olacaksınız!

 

Sorgulamayı, hesap sormayı ve hesap vermeyi…

Düşünmeyi, okumayı…

Sorumluluk almayı…

Askeri oranda da olsa hakkınızı, hukukunuzun bilicinde olmayı…

Niceliği değil niteliği…

Arayıp - bulmayı alışkanlık haline getirin!

 

Ununu eleyip…

Eleği duvara astığını sananlar…

Bilsin ki…

Memleket sallandığı, millet huzura kavuşmadığı sürece…

O elekte, o duvarda eğritti durur!

 

AKP ve Erdoğan hakkında yazmayacağım…

Y-CHP, Kılıçdaroğlu ve yönetim hakkında iki çift lafım olacak…

6 ilke, altı ok!

 

Cumhuriyetçilik, bilgi ve birikim ister…

Halkçılık, adaletin temelleri üzerinde yükselir…

Milliyetçilik, yürek işidir…

Laiklik, vicdan ve aklın kaidesi – özgürlüğün güvencesidir…                                          

Devletçilik, benciliği kaldırmaz…

İnkılapçılık (Devrimcilik) düşünen, his eden, geçmişinin bilincinde geleceğini şekillendiren insan ister!

 

Kılıçdaroğlu ve Y-CHP’nin siyasi sorumluları…

Sizler…

Atatürk’ün ilke ve inkılaplarına sahip çıkabiliyor musunuz ondan haber verin!Kasalar, ayakkabi kutulari, gemicikler, kuyumcular, milyarlar...
Ogullar ve babalar!

                                                                        ***

TomaSavar

>>> Tüm TGB ve vatanseverlerin dikkatine <<<

İster tesadüf deyin ister başka bir şey…
Ben veya bir başkası…
Hiç fark etmez…
Önemli olan devlet gücü karaşınında kendinizi koruyabilmenizdi!

Siyasal İslam’ın, yobazlığın ve gericiliğin…
Atatürk düşmanlığının “yılmaz” savunucuları ile mücadelemiz…
Birimizden biri YOK olana kadar sürecektir…
Buna adımın Önder olduğu kadar eminim…
Biber gazı kılavuzunu yazıp sitemden yayınladıktan sonra…
Deniz gözlükleri, bir nevi “savunma” ve suç aleti sayılmaya başladı…
“Yasalar” bir bir onaylanıyor…
Bu gidişle direnişimiz…
Farklı boyutlar alabilir!

Zamanı geldiğinde…
TomaSavar kılavuzunu yayınlayacağım…
Savunma amaçlı olup, Tomar’ların ilerlemesini…
Engellemek için ETKILI bir çare olduğuna inanıyorum!

Haberleri izlerken…
Script Kid’lerinde olduğu gibi…
Sokaklarda…
Sözde Molotof Kokteyli hazırladıklarını sanan tipleri gördükçe…
Başıma ağrılar giriyor!

Doğru dürüst…
Hazırlanan bir Molotof kokteyli öyle kolay kolay söndürülemez…
Ayrıca biraz tarih bilgisiyle, bir kaç tutam silah bilgisi…
İle Rum ateşine benzer bir karışım elde etmek hiç de zor değil!

Tomar’larını bir kaç metre önüne atılan bu karışım…
Toma’lar üzerinden geçtikçe lastiklerinin tutuşmasına vesile olacaktır…
Rum ateşi veya doğru karışım seklinde hazırlanan Molotof kokteyli…
Yapışkan bir özelliğe sahip olduğundan ve kolay kolay söndürülemediği için…
Eninde sonunda etkisini gösterecektir.

Not: Her derde bir çare vardır. Çareler iyi veya kötü amaçlı kullanılabildiğinden
şu an için TomaSavar kılavuzunu yayınlamıyorum. Hazır ve gerektiğinde kullanılmak üzere yayınlayacağımı bilgilerinize sunuyorum.

                                                                       ***

20.02.2014

 

Alamanya benim gibi keriz bulamanyaaaaaaaaaaa

 

Wiesbaden, Hessen eyaletinin başkenti…

Yıkılıyor…

Keriz Feneri yetmedi…

Almanya’ya boşuna gelmedi…

Millete akın akın bedava bilet…

Ve cep harçlığı…

Yeter ki…

Seçimlerde havalimanlarında oy versinler…

Badem bıyıklılar >>> eşeğini <<< sağlam kazığa bağlarlar…

Yemin ettir, Kuran’ı Kerime el bastır…

Yolla seçim sandığının başına!

 

Bizler istediğimiz kadar … yırtalım…

Vatan, millet diye…

Sahipsiz kaldık…

Öksüz kaldık…

Yetim kaldık!

 

Ey dostlar can çekişiyoruz…

Kan kaybından ölmek üzereyiz…

Bağladılar demokrasinin sandığını boynumuza…

Attılar Türk’ü Marmara’ya!

                                                                       ***

21.02.2014

 

Kız kardeşim rica etti…

 

O rica ederde ben kayıtsız kalabilir miyim?

Ağabeylik böyle bir şey işte…

İstesen de, istemesen de kardeşinin – her türlü – çağrısına kayıtsız kalamıyorsun!

 

Manipülasyonun1 10 stratejisi (10 Strategien der Manipulation)

 

Dün bana “bilimsel” bir araştırmanın linkini yolladı. “Abi bunu örneklerle çevirir misin, belki bazılarına ders olur” diye yazdı. Emir edersiniz diyerek kolları sıvadım!

Kısa bir araştırmadan sonra kimine göre Sylvain Timsit, kimisine göre Les cahiers psychologie politique dergisinde Noam Chomsky tarafından kaleme alındığı iddia edilmektedir. Netice itibarıyla yazarı kim olursa olsun dikkate alınması gereken bulgular içeriyor.

Aslında “Pişman olmak için çok geç olmadan, harekete geçmek için acele edin” başlıklı makalemin devamı niteliğinde, psikolojik yönlendirme yöntemlerini farklı bir bakış açısından ele alan bir yapıt.

 

Tercüme ve örnekleme işlemine başlamadan önce şu tespitte bulunmak istiyorum:

Siyasetçinin belâgat2 sanatına hakim olması gerektiği kadar, inandırıcılığı ve dürüstlüğü çok önemli olmakla birlikte geniş bir genel kültüre, öngörü, engin ve ayrıntılı düşünme yetisine sahip olması gerektiği kanısındayım.

 

Beşeri ilişkilerin etki ve tepki kanununa göre, algı eylemin temelini oluşturmaktadır. Bu yüzden geniş tabanlı bir algı yönetimi “toplumsal gerçekleri” ve “toplumsal dönüşümü” şekillendirebilmektedir. Bunun için bu yöntemler kullanılmaktadır:

 

1. Toplumun dikkatini cezbetmek

Toplumsal algı yönetiminin anahtar işlemidir. Toplumun dikkatini siyaseten önemsiz olaylar yönlendirmek ve bu sayede SosyoEkonomik sorunlardan, yaratılan ve normal şartlarda toplumun tepkisini çekecek fili gerçeklerden uzak tutmak.

Örnek: 12 senedir yaptıkları başka bir şey yok zaten. Ama illa örnek istiyorsanız Kabataş Başörtülü bacıma saldırdılar veya Camide cinsel ilişkiye girdiler, içki içtiler iddiası. Fiilen ispatlanmamış, Gezi olaylarından ve ardında yatan sosyoekonomik gerçeklerden, kamuoyunun dikkatini başka yöne çekme gayretinden başka bir şey değildi.   

2. Sorun yaratarak çözüm sunmak

Bu yöntem, “problem – reaksiyon çözeltisi” olarak da adlandırılır. Somut ya da soyut bir sorun yaratılarak toplumun vereceği tepkiye göre olayların gidişatını saptamak. Bu durumu Türk sinemasının unutulmaz komedilerinden biri olan Şekerpare de ki bir sahneyle kıyaslayabiliriz.

Bekçi (İlyas Salman) ile komiser Ziver (Şener Şen) arasında geçen diyalog:

- ama komiserim bizim görevimiz asayişi korumak değil midir?

Serkomser Ziver manalı bir el hareketiyle:

- bizim görevimiz asayişi önce bozmak, sonrada usulüne göre düzeltmektir!

Yani öyle bir durum yarat ki; normal şartlar altında toplumun geniş kesiminde büyük tepki alacak bir olayı, toplumun – bireyin lehineymiş gibi paketle.

Örnek: Toplumda yaratılan gerilim sayesinde toplumun, bireyin lehineymiş gibi gösterilerek son zamanlarda bir bir geçirilen yasalar. Bu güzide “siyasetten” ikici bir emsal vermek gerekirse hatırlayacağınız gibi geçmiş yıllarda bin bir konu “tartışılmaya” açılmış ve bu “tartışmalar da verilen tepkilere” göre hareket edilmiştir.

3. Perdeleme3

Adım adım “devşirilen” toplumda tahammül sınırların gittikçe gevşetilerek yapılan değişikliklerin kabulünü sağlamaya çalışmak. Bir nevi toplumsal direnci hileli, küçük küçük adımlarla kırmak.

Örnek: Bunun en güzel örneği kamusal alanda dini simgelerin açıkça kullanılabilmesidir. Sözde üniversitelerde başörtü yasağıni4 kaldıracağız diye işe başlayarak kamu kurumlarına kadar getirilen ve “toplumsal kabulü” sağlanan durum. Başka bir örnek ise yavaş yavaş, alıştıra alıştıra gerçekleştirilen ve kamunun önemli ekonomik değerlerinin özelleştirilmesi olgusu. 

4. Arzulanan durumun ertelenebilmesi

Toplumda kabul görmeyeceği veya yoğun tepkiyle karışlanacağı bilinen bir durumun, daha kötüsü gösterilerek ileri bir zamanda topluma teslimiyet duygusuyla kabul ettirmek.

Örnek: TBMM’inde Merve Kavakçı olayı (rahmetli Bülent Ecevit’in tepkisini hatırlayın) ve daha sonraları Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’nin tepkisizliği ile TBMM’ine giren siyasal simge türban. Bir başka örnek ise hatırlanacağı gibi bundan seneler önce AKP’li bazı kadınların R. T. Erdoğan’a gösterdikleri türbanla ilgili tepki ve RTE’nin zamanı olmadığına dikkat çekmesi.

5. Konuşurken karşındaki çocukmuş gibi konuş 

Aslında başlığından da anlaşılacağı için ayrıntılara girme gereği görmüyorum. Ama şunu da yazmadan geçmek istemiyorum. Psikolojik bir gerçek olarak karşımıza şu durum çıkmaktadır: İstisnalar kaideyi bozmaz. Yetişkine, karşınızda bir çocuk varmış gibi konuştuğunuzda tam da bu algıyı yaratmak için bu şekilde hitap edersiniz. Ve ne yazık ki birçok insan da bu beklenti doğrultusunda hitap edene pür dikkat kesilir ve çocuk gibi olayın anlatılan noktasına dikkat kesilerek tablonun tümünü görmezden gelir. Hatibin ses tonunda ki değişikliklerle bu algı ve yönetimi doruk noktasına eriştirilebilir. Bu konuda hakkını teslim etmemiz gerek; Recep Tayyip Erdoğan bu konuda geçekten bir usta.

Örnek: Gerek görmüyorum, sesini duymaya dayanabiliyorsanız beş dakika televizyonda haberleri açıp izleyin.

6. Duygulara odaklan, yansımalarına değil   

Bireyin ihtiyatlı ve sağduyulu bir analizini engellemenin klasik bir yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. İlaveten, duygulara hitaben yapılan bir konuşma, bilinçaltından ideolojik, ihtiyaç, huzursuzluk, bir takım dürtü ve korkuları da tetikleyebilir.

Örnek: Gerek görmüyorum, haberleri izlemeniz yeterli olacaktır.

7. Yığınların tepkisizliğini ve cehaletini denetim altına alma girişimi

Bir insanın, kitlenin, toplumun eğitim düzeyini ne kadar düşük tutarsanız o oranda kolay yönetme kabiliyetine kavuşursunuz. Eğitim kalitesi düşük toplumların, cahil insanların yukarıda saymış olduğum ve daha sayacağım yöntemleri idrak edebilmesi doğrudan bilgi düzeyiyle ilintilidir.   

Örnek: Hatırlanacağı gibi Erdoğan, akademik çevrelerce kabullenilmemesini bugüne kadar hazım edememiştir. Bu yüzden birçok kez değişik vesilelerle tepkisini dile getirmiştir.

8. Seviyeyi düşür

Başlığından da anlaşılabileceği gibi toplumda aptallığın, bilgisizliğin, kabalığın çağdaşlığın bir gereğiymiş gibi bir algı oluşturulması. Böylelikle insanlar “eşitlenirken”, mürekkep yalamışlarında toplumca dışlanması sağlanmış oluyor. Hatırlarsanız bir zamanlar Anadolu topraklarında okumuş insana duyulan saygı ve güven gittikçe azalmakta, hatta yok olma noktasına gelmiş durumdadır.   

Örnek: Sanırım etrafınıza bakmanız yeterli olacaktır.

9. Direnci vicdan azabına dönüştür

Tüm yanlışların ve hataların sorumlusu toplumun kendisi veya toplumun bir kısmıymış gibi toplumsal bir kanaat oluştur. Böylelikle toplumda veya bir kısmında oluşturulan “aşağılık duygusu” ve bunun neticesi olan depresyon o kitlenin direncini azaltacak hatta yok edecektir. Saldırı altında olan bu kesimler gittikçe özgüvenlerinden taviz vererek kendilerini ciddi şekilde sorgulamaya başlayacaktır.

Örnek: Recep Tayyip Erdoğan’ın, Atatürk, İsmet İnönü ve Cumhuriyet Halk Partisine süreklilik arz eden saldırıları ve karalama çabaları. Bunun en güzel örneklerinden biri hızlandırılmış demir yollarıdır. Hatırlayacağınız gibi Recep Tayyip Erdoğan’ın iddiasına göre kendisinden önce bu yurt demir ağlarla örülmemiş, sanayi hamlesi ve ekonomik temeller atılmamıştı. Okumasını, araştırmasını ve düşünmeyi sevmeyen bir toplum (özellikle tarih bilincinden yoksun genç nesiller) üzerinde yapacağı etki malumdur.

10. Bireyi, bireyin kendisinden iyi tanı

Son 50 yılda bilimsel verilerin ışığı altında “sistem”5 bireyi, bireyden daha iyi tanımakta ve yönlendirebilmektedir. Bu “bilgi ve yönlendirme yöntemleri” beli başlı kişi ve kurumlara özgü olduğundan toplumun geniş tabanına kapalıdır. Böylelikle bireyin kendisi ve toplum, bilinçaltı yöntemlerle istenen doğrultuda işlenebilmektedir.                

Örnek: Çağdaş reklamcılık, özellikle görsel medya tarafından filimler de de kullanılmaktadır (Kurtlar Vadisi). Siyasetten Recep Tayyip Erdoğan’ın miting meydanlarında yaptığı konuşmaları örnek gösterebiliriz.  

 

Çevirmenin notu: Anlam itibarıyla çevirdiğim ve örneklediğim bu yazıdan da anlaşılacağı gibi Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’si, kim ne derse desin, gerçekten bilimsel yöntemler ve bulgular ışığında hareket etmektedir. Son bir örnek vererek bu konuyu noktalamak istiyorum. İster yandaş ister yoldaş değin ama yaptırılan kamuoyu yoklamaları en azından AKP tarafından gerçekleştirilen eylemlerin zamanını belirlemektedir. Ayrıca Recep Tayyip Erdoğan, Uzan ailesinden ve yöntemlerinden ders aldığı konusunda ciddi şüphelerim var (şantaj, baskı, kaset ve kayıt vs.) 

 

Kaynakça: Internet’ten alınarak tarafımdan çeviri

     

1.Hileli yönlendirme

2.Retorik, güzel konuşma becerisi

3.Kamuflaj, gizleme, takiye

4.Önemli not: Geçen gün kardeşim anneme sormuş, annemde bilmesine rağmen emin olmadığı için tekrar bana sorarak kardeşime aktardığı için yazıyorum. Gençlerin bu konuda pek bilgi sahibi olmadıklarını bildiğim için yazma gereği gördüm. Atatürk, başörtüsünü yasakladı ve Atatürk masondu iddiasına başka bir makalede yer vereceğim.

5.Burada sistemden kast, serbest ekonomi denen olgunun ışığında kapitalist “demokrasidir”Ama nerde?
Ne ar damari ne de yüz...
Kösele kapli olsa bu Kadar olaydan dolayi asinirdi!!!

                                                                       ***

23.02.2014

 

Recep Tayyip Erdoğan’a açık mektup

 

Korkunun ecele faydası yok demiş atalarımız…

Doğrudur…

Ve sen…

Kefeni giyerek bu yollara düştüğünü iddia ediyorsun…

Kefeninizi giyerek beraber yürüdünüz bu yollarda…

Koruma ordularının ardına saklanarak!

 

Kamu kurum ve kuruluşlarını…

Orduyu, polisi, jandarmayı…

Kısaca devletin tüm organlarını…

Ele geçirdiğini sansan bile…

Atatürk milliyetçilerini…

Asla boyunduruğun altına alamayacaksın…

Ve sonun bizim elimizden olacak!

 

Biz halkın bir bölümü olabiliriz…

Belki de “küçük” bir bölümü…

Ama biz…

Çekindiğin, korktuğun ve belki kâbusun olan…

Düşünen, parayla satın alamayacağın, vatan ve millet uğruna…

Kele koltukta gezenleriz!

 

Bizim kefeni giymeye vaktimiz bile yok…

Vatan topraklarının her karışını…

Kanımızla, alın terimizle sulayanlardanız…

Düşeriz, şehit oluruz ama…

Son nefesimizde bile vatan – millet sağ olsun diyenleriz!

 

Kısacası…

Biz hancıyız…

Sense yolcu…

Bu topraklar üzerinden birçok vatan haini…

Menfaatperest…

Din bezirgânı pezevek geldi geçti…

Biz hancıyız…

Sence yolcu!

 

Atatürk ve arkadaşları…

Bu millete gösterdi…

Halk – Ordu – Hükümet üçlüsü arasında…

Sağlıklı bir dengenin…

Millete getirdiği faydaları!

 

*

 

Sevgili dostlar…

Önce can sonra canan demişler…

Sert yazdığımı söylüyorsunuz…

Kimseyi mağdur etmemek için…

Aranızdan çekilme kararı aldım!

 

Zaten bir avuç insanız bu gurbet ellerde…

Çok şükür…

Sonuncusu bugün gelecek…

Aile fertlerimin hepsi yine yanı başımda!

 

Yani FaceBok gibi…

Bir iletişim aracına gereksinmem şimdilik kalmadı…

Son yasaklardan sonra…

Yayınlamak istediğiniz ama çekindiğini…

Belgeleyebileceğiniz…

Paylaşımlarınız olursa bana yollayabilirsiniz…

Ben bu zihniyet ile mücadelemi…

Kendi sitemden 2007 yılından sürdürdüğüm gibi…

Her alanda sürdürmeye devam edeceğim!

 

Pes etmek yok…

Bu herifleri devirene…

Yargılayana kadar mücadelemizi sürdürmemiz gerek!

 

Sağlıcakla kalın…

 

Not: Adınız ve iletişim adresiniz yayınlanmayacak. Bilgi ve belgeleriniz, paylaşımlarınız için bt@gurbuz.net adresini kullanabilirsiniz 

                                                                       ***

23.02.2014

 

Bilal, evdeki paraları sıfırla....

 

Tarafımdan mümkün olduğu kadar "kalitesi düzeltilmiş" hali. MP3 formatında

 

http://www.gurbuz.net/Turk/Bilal%20evdeki%20paralari%20sifirla.mp3

                                                                       ***

06.03.2014

 

Soruyorsunuz neden mp3 formatında yayınlıyorsun diye

 

Birinci neden ses kayıtları BENIM Alan adım altında yayınlanıyor. Yani ben istemedikten sonra kimse yayınlanmasını engelleyemez. İkincisi, Video olarak yayınlanan bu kayıtları daha geniş bir kitleye sunmak için mp3 formatına çeviriyorum çünkü mesela her cep telefonu Video formatlarını kullanamaz ama neredeyse hepsi mp3 formatını destekliyor. Umudum cep telefonlarınıza kayıt etmeniz ve her fırsatta insanlara dinletmenizdir.

 

Başbakan ve Bilal'in Yeni Ses Kaydı. Fenerbahçe Kongresine Müdahale

Başçalan Erdoğan'ın Oğlu Bilal İstanbul'u Parselliyor

Başçalan Erdoğan'ın Skandal Yargıya Müdahale Kayıtları

                                                                        *

Recep Tayyip Erdoğan Milliyet'in sahibi Demirören’e İmralı görüşmelerini yayınladı diye hakaret ediyor

                                                                        *

AKP'nin sok Sayıştay ses kaydı

http://www.gurbuz.net/Turk/AKPnin%20sok%20ses%20kaydi.mp3

                                                                        *

Megalomanyak=Megalohırsız=Recep Tayyip Erdoğan

                                                                       ***

10.03.2014

 

Sözüm ona artık yorum yapmayacaktım. Arkadaşlar yakışmıyor, bizlere yakışmıyor!!! Bir Saniye oturup düşünün hele... Erkek egemen bir toplumda "erkeğin, elinin kiri" sayılan bir düşünce yapısı karşında RTE onunla bununla bilmem ne yapmış!? Ne yazar? Artık bir Saniye bile o koltukta oturmaz deniyor!!! Dolayısıyla farklı bir şey olmalı. Ailesiyle ilgili veya Öcalan’la ilgili ama yok nimet, yok nadire... Sanmıyorum

                                                                        *

Dolandırıcı, yalancı, hayalperest, hırsız ve katil. O milyar dolarlara en sonunda Berkin'in de kani bulandı! Bakalım bu "serüven" nasıl devam edecek... Umudum, insanoğlunun adaleti tecelli etmezse ILLAHI ADALETIN sonunda tecelli etmesidir! Bana kalsa o ve zihniyetinin önde gelenleri, Öcalan ve p.cleri hepsi ASILMALIDIR!!!

                                                                        *

Yeğenim Emrehan Yıldız (6)

Bu Sabah haberleri izlerken: Ananay (anneanne) koş Baskapan Erdoğan çıktı televizyona diye annemi çağırdı :)

                                                                        *

Sayın Yetişer, size hak vermekle birlikte uyarmadan da edemeyeceğim. SAPINA KADAR BIR CHP'li olarak diyorum ki... CHP'yi yönetenler 6 ok ilkesinden uzaklaşan ve CHP'yi yozlaştıranlardır. Ben Y-CHP diye bir kavram Kabul etmiyorum. CHP, Atatürk'ün kurduğu ve ilkeleriyle Hayat verdiği partidir. RTE ve zihniyetiyle nasıl mücadele ettiysem en azından o kadar da K.K. ile mücadele edeceğim!

                                                                       ***

12.03.2012 

Teselli olur mu bilmem? Ama Halk ayaklanmasını canlarıyla ödeyenler Deniz Gezmiş ve arkadaşları gibi Türkiye Cumhuriyetinin siyasi tarihine geçecekler. Allah her kuluna böyle bir SEREFI nasip etmez! Mesela rahmetli Berkin, milyonlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının artık kardeşi ve evladı yerinde. Milyonlar onun için dua ediyor.

                                                                       ***

14.03.2012

Bugün

Bir Atatürk milliyetçisi olarak hatırlatmayı vazife bilirim...
Berkin'ini toprağa verdik ama...
Bugün Suriye'de iç savaşın üçüncü yıl dönümü...
10000'in üzerinde yavru daha hayatin ne demek olduğunu anlamadan katledildi...
Bu hafta sonu bir zamanlar Türk toprağı olan Kırım’ın kaderi belirlenecek......
Erdogan'la yatip kalkiyoruz ama...
Durgun sular derin olur der atalarimiz...
Yillardir PKK sesiz sedasiz güc topluyor...
Patlamaya Hazir olun!!!

Erdoğan’la yatıp kalkıyoruz…

Durgun sular derin olur der atalarımız…

Yıllardır PKK sessiz sedasız güç topluyor…

Patlamaya hazır olun!

                                                                       ***

15.03.2014

 

TGB ve TLB’lilerin dikkatine, biraz matematik

 

Sizlerin yaşındayken hayatımda en nefret ettiğim şey matematikti. Diğer fen bilimlerinde iyi olmama rağmen, matematik dersini hiç sevmiyordum. Kısacası kafam çalışmıyordu. Yıllar sonra matematik ile aram nispeten düzeldi. Bilişimi meslek edinmemle birlikte “zoraki” bir birlikteliği de kabullenmiş oldum.

 

Belki şu an farkında değilsiniz ama fen bilimleri sizi ömrünüz boyunca “takip” edecektir. Çünkü fizik, kimya, biyoloji ve matematik hayatın bir parçasıdır. Yürürken, uyurken, spor yaparken, sevdiğinin dudaklarına dokunurken, araba kullanırken… Kısacası hayatınızda ne yaparsanız yapın bir şekilde fen ile kesişecektir. 

 

Bu yazıya ek olarak yayınlayacağım asal sayı listesini İnternette bulamazsınız. Muhtemelen bulabileceğiniz listeler bir kaç milyona kadar asal sayılar içermektedir. Bu tür bilgiler için örneğin bankalar çok büyük paralar ödemektedir. Çünkü - online banking – şifrelemesi için asal sayılar esas anlanmaktadır. Bir düzine sunucunun gece gündüz demeden (server) haftalardır hesapladığı asal sayıları yayınlama kararını neden aldığımı ve bu listelerle neler yapabileceğinizi bir dahaki yazımda yayınlayacağım. Bugünlük ikiden (2) yüz milyona (100.000.000) kadar asal sayıları yayınlıyorum. Bu yayınlama 10 üzeri 12'ye (Trilyon) kadar sürecek. Trilyon ötesini şimdilik yayınlamayı düşünmüyorum. 

 

http://www.gurbuz.net/Turk/5761455%20Primes%201-100000000.pdf

                                                                         *

25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu Fezlekesi- Erdoğan Bayraktar

http://www.gurbuz.net/Turk/25%20Aralik%20Yolsuzluk%20ve%20Rusvet%20Operasyonu%20Fezlekesi%20Erdogan%20Bayraktar.pdf

                                                                        *

Soruyorsunuz neden PDF olarak yayinliyorsun diye

PDF=Portable Document Format
Ses kayitlarini MP3 formatinda neden yayinliyorsam ondan. Mesela Fezlekeler Microsoft Word formatinda. Mesela MAC kullanan birisi icin sorun yaratabilir ama PDF hem Microsoft, Macintosh ve Android isletim sistemleri tarafindan SORUNSUZ okunabiliyor.

                                                                       ***

16.03.2014

 

Efkan Ala'dan savcı için skandal talimat: Tutsunlar Zekeriya Öz'ü İçeri Atsınlar
http://www.gurbuz.net/Turk/Efkan%20Ala%20savci%20oz%20iceri%20atsinlar.mp3

Recep Tayyip Erdoğan Zekeriya Öz'den yardım dilendi
http://www.gurbuz.net/Turk/Efka...n%20Ala%20savci%20oz%20iceri%20atsinlar.mp3

                                                                       ***

17.03.2014

 

Kadir Topbaş Çınaraltı'ndaki Tarihi Mekanı Yağmaladı

http://www.gurbuz.net/Turk/Kadir%20Topbas%20Cinaralti'ndaki%20Tarihi%20Mekani%20Yagmaladi.mp3

                                                                        *

17 Aralik operasyonu bakanlar fezlekesi Egemen Bağış Zafer Çağlayan Muammer Güler

http://www.gurbuz.net/Turk/17%20Aralik%20operasyonu%20bakanlar%20Fezlekesi%20Egemen%20Bagis%20Zafer%20Caglayan%20Muammer%20Guler.pdf

Asal sayilar listesi 200000001 - 300000000

http://www.gurbuz.net/Turk/5173388%20Primes%20200000001%20-%20300000000.pdf

                                                                       ***

Efkan Ala'dan savcı için skandal talimat: Tutsunlar Zekeriya Öz'ü İçeri Atsınlar
http://www.gurbuz.net/Turk/Efkan%20Ala%20savci%20oz%20iceri%20atsinlar.mp3

Recep Tayyip Erdoğan Zekeriya Öz'den yardım dilendi
http://www.gurbuz.net/Turk/Efka...n%20Ala%20savci%20oz%20iceri%20atsinlar.mp3

Asal sayilar listesi 100000001 - 200000000
http://www.gurbuz.net/Turk/5317482%20Primes%20100000001%20-%20200000000.pdf

                                                                       ***

Türkiye nasıl temizlenir?

 

Bir ucundan öteki ucuna…

10 metrede bir…

Batıdan doğuya…

Kuzeyden güneye…

Darağacı kuracaksın!

 

Batı ucuna, Abdullah Gül’ü…

Doğu ucuna, Abdullah Öcalan’ı…

Kuzey’de Recep Tayyip Erdoğan’ı…

Güneyde de Fethullah Gülen’i asacaksın!

 

Aradaki mesafe…

Yandaş, yoldaş ve tüm şoparlar için ayrılmış olup…

İbreti âlem için asıldı mı bak bakalim Türkiye böyle bir temizlik…

Arınma, AKLANMA gördü mü?

                                                                       ***

19.03.2014

 

Atatürk milliyetçiliği

 

Dün cevap veremedim...

İki kelimeyi bir araya getirecek durumda değildim...

AMA...

Bugün sağlığım gene idare ediyor!

 

Dün bazı arkadaşlar Atatürk'ü...

Bu alandan...

"Türk ırkçısı" olarak nitelemişlerdi...

Bunu…

En hafif tabirle Atatürk’e…

Ve Atatürk milliyetçiliğine karşı bir hakaret sayarım…

Atatürk ilke ve inkılaplarının…

Atatürk fikirlerinin, en yakın silah arkadaşları tarafından bile…

“Doğru” anlaşıldığından şüphe ediyorum…

Atatürk hayattayken bile açıktan açığa fikir ayrılıklarına düşen…

Rahmetli İsmet İnönü’yü bile bu “kervana” dâhil etmek durumundayız!

 

Zaten…

Başımıza ne geldiyse Atatürk’ü…

Anlamaya yeterince gayret göstermediğimiz için geldiği kanısındayım…

Eğer Atatürk gerçekten ırkçı olsaydı…

En başta dün yıldönümünü kutladığımız Çanakkale zaferinde hayatını kayıp eden…

Türk topraklarını, vatanı istilaya gelen…

Yabancı askerlere karşı şefkat dolu sözleri (yabancı askerlerin annelerine hitaben) edebilir miydi?

 

Irkçı olsaydı…

Fırsat bu fırsat diyerek…  

Ne kadar Türk ırkına mensup olmayan insan varsa…

Kılıçtan geçirip, asıp - kesmez miydi?

 

Arkadaşlar…

Dostlar…

Kardeşlerim…

Fikir sahibi olabilmek için bilgi sahibi olmamız…

Yetmez!

Bilgiye ek bilinç lazım…

Dün yine bir arkadaş askerlik kanununun bilmem kaçıncı maddesini…

Bizzat Atatürk tarafından bir eklendiğinden (Türk ırkına mensup asker) bahis ediyordu…

Sevgili dostum sözüm sana…

Bu “değerli” bilgiyi verirken hangi koşullar altında bu maddenin eklendiğini de niye yazmadın?

Osmanlı İmparatorluğunun askeri…

Salt Türk ırkına mensup değerli vatan evlatlarından mı oluşuyordu?

Ortadoğu bataklığında kaç bin Arap asıllı asker, kanlı çarpışmalar esnasında…

İngiliz saflarına geçtiğini neden yazmadın?

Yemende, orda burada şehit kanıyla suladığımız topraklarda…

Kaç tane kahpenin düşmanla işbirliği yaptığını neden yazmadın?

Geçelim…

Herkes yanlış anlıyor da bir tek sen mi doğru anlıyorsun diye içinden geçirenlere…

Ne münasebet…

Ama ben en azından anlamaya olanca gücümle gayret gösteriyorum!

 

Not: Doğruya doğru, eğriye eğri dememiz gerek; Osmanlıya bağlı nice Türk ırkına mensup olmayan değerli vatandaşımız da yaşamlarını yittirmiştir. Tüm şehitlerimizin, bu vatan için kanını malını feda eden tüm insanlarımıza Allahtan rahmet diliyorum.

 

Atatürk’ün ne kadar ince ve zarif bir düşünce yapısına sahip olduğunu anlayabilmemiz için bir örnek daha vermek istiyorum: Ayasofya, hem Müslümanlar için hem de Hristiyanlar için önemli bir ibadethane. Ona ibadet için müsaade etsen olmaz, diğerine müsaade etsen olmaz! Ne yaptı? Artık orasına da siz biraz kafa yorun.

                                                                       ***

20.03.2014

 

Yasağı yasaklarız ve reklam

 

Breh, breh, breh....

Hayatımda birçok kadının orospusunu gördüm, erkeğinde...

Ancak...

Bir orospu çocuğunun bile bu kadar alçalabileceğini şahit olmamıştım...

Erkeğin orospusu!

 

Not: Kullandığım sözlerden dolayı hepinizden özür dilerim. Ancak bu gibi tavırları anlatabilmek için Türkçemiz kifayetsiz kalıyor

                                                                        *

Emniyet

Başbuğ ve tutuklanması...
Herkes yalan söylüyor...
Bir tek sen doğruları konuşuyorsun öyle mi?
Herhalde ananı doğrucu bilmem ne yaptı!

                                                                       ***

21.03.2014

 

TapeKolik

 

Geçmişte defalarca yazdım....

Internet engellenemez diye...

...

Neyse lafı fazla uzatmayalım…

Neticede…

DNS ayarı sayesinde sorunsuz giriş!

 

VPN yerine…

Proxy kullanmanızı daha önce de tavsiye etmiştim…

Bu Proxylere “yeni” bir örnek daha vermek istiyorum…

Çin örneğinden de anlaşılacağı…

Google gibi bir “dev” ile ülkeler bile baş edemiyor…

Google Proxy kullanın… Nasıl kullanılacağını bilirseniz sorun yok! 

 

 Örnek:

 

 http://www.gmodules.com/ig/proxy?url=http://www.gurbuz.net

 

 gurbuz.net yerine…

 

Rahmetli babamın deyimi ile…

Tatlı su manyaklarının yasaklamaya çalıştığı sitenin URL’ini yazın…

Durmak yok…

Aslanlı yolun saçtığı ışığa doğru yürümeye devam!

                                                                         *

İletişim cağında...

Simdi haberlerden geçti Twitterden açıklama: SMS ile twitter'i kullanabilirsiniz.

Engelleyemezsin!!!
Korkuyorsan yakalanmaktan...
Namussuzluk yapmayacaksın!

                                                                      ***

22.03.2014

 

2050 yılı

 

NSA…

İstihbarat servisleri…

Şifreleme…

Kuantum bilgisayarları…

Şifrelerin, milyonlarca dinleme kayıtlarının 1 saat içeresinde analiz edilebilmesi…

ATV’de yayınlanan Kurtlar vadisinin son bölümünde öyle atıp tutmalar var ki…

Recep Tayyip Erdoğan bile daha güzel atıp tutamaz…

İnsanları yanıltıp, korkutamazdı (!?)

 

Evet, gerçek şu ki bazı batı istihbarat örgütlerinin elinde…

Süper bilgisayarlar var…

Hesap kapasitesiyle hayal gücünüzün sınırlarını zorlayan sistemler…

Mesela Çinin elinde bulunan Tianhe-2 (33,86 PFlop yani saniyede on üzeri on beş operasyon) veya ABD’nin elinde bulunan Titan adli bilgisayar (17,59 PFlop). Tabii bunlar kamuoyuna açıklanmasında sakınca görülmeyen bilgiler. Bir yanda istihbarat örgütleri ve imkânları…

Öte yanda bilimsel gerçekler!

Bilim, ancak bilgisayar teknolojisinin 2050’da insan beyninin kapasitesine erişebileceğini öngörüyor!

 

Günümüz bilgisayarları, süper olsalar dahi işlemleri klasik fizik kurallarına bağlı kalarak yapabiliyor…

Kuantum bilgisayarları ise klasik fizik kurallarının dışında problem çözebiliyorlar. Ancak bu teknoloji henüz kuram aşamasının pek dışına çıkabilmiş değildir…     

Yani bu bilgisayarların kullanılabilme aşamasına gelmesi için vakit henüz çok erken. Bir ilkokul öğrencisinin kafasında çözebileceği bir işlemi henüz 2001 çözebilmiş durumda. 02.01.2014 tarihli Washington Post gazetesi E. Snowden’in açıklamalarına dayanarak NSA’nin şifre çözücü bir kuantum bilgisayarı üzerinde çalıştıklarını duyurdu. Teknolojinin şifreleri ve ses kayıtlarını Kuantum teknolojisiyle çözümleyebilmesi bir müddet daha sürebilir sürmesine ancak…

Benim esas endişem bu tür sorunları günümüz teknolojisi ve açıklanmayan bir algoritmayla kabul edilebilir bir süre içeresinde çözümlenebilir olmasındadır. Bu ihtimal dâhilinde midir, evet!

                                                                       ***

23.03.2014

DNS Server

USA

Germany

United Kingdom

France

2001:470:8388:10:0:100:53:20

2a01:4f8:200:83e9:250:56ff:fe00:4bf9

2a01:388:0:201::10

2001:660:7401:201::10

2600:3c00::02:f053

2001:4dd0:fb32:3::d

2a01:388:0:101::10

2001:910:800::12

2001:470:1f10:c6::20

2a03:4000:2:24f::1

62.8.96.38

2001:910:800::40

2001:4f8:0:2::14

2001:638:902:1::10

62.24.228.202

2a02:2178:1:2::2

2600:3c00::20:b1ff

2001:bf0::6d

62.69.64.134

62.244.109.18

2001:4f8:3:2bc:1::64:20

2001:bf0::2

62.69.64.135

80.67.169.12

2001:4f8:3:2bc:1::64:21

2001:4dd0:fd5e::53

62.69.64.167

80.67.169.40

2001:470:28:3f7::10

2a01:4f8:161:1ffa::e

62.149.33.134

82.216.111.121

2001:4860:4860::8888

2001:978:1:1::d

62.255.243.1

82.216.111.122

2001:470:81eb::53

2001:978:1:2::d

77.239.96.2

83.145.111.52

2600:3c00::f03c:91ff:feae:5e2d

2001:978:1:20::1a

77.244.130.2

83.167.58.133

2600::2

2001:978:1:22::1a

77.244.130.10

89.107.16.2

2001:550:1:1::d

2a01:5c0:4::4

78.143.192.10

91.121.67.227

2600::1

2a00:9d80:4004:1::201

78.143.192.20

91.194.178.5

2001:550:1:2::d

2a02:ba8:97:0:250:56ff:fe8b:33

80.74.16.30

91.197.164.11

2001:550:1:20::1a

2a00:1f08:800::2

80.74.16.31

91.197.165.11

2001:550:1:21::2a

2001:1bc0::ffff:bbbb:2

80.74.249.70

94.23.222.19

2001:550:1:22::1a

2a01:138:b002:1::1

80.74.251.37

109.0.64.242

2001:550:1:23::2a

2001:1bc0::ffff:aaaa:2

80.74.253.18

129.185.32.3

2001:550:1:24::1a

2001:1640:3:4::dead:beef

80.84.72.20

129.185.32.9

2001:550:1:26::1a

5.9.28.125

80.84.72.25

162.38.221.50

2001:550:1:27::2a

5.145.176.44

80.94.32.240

164.2.255.241

2001:470:0:45::2

5.199.139.21

80.253.111.164

178.248.213.111

2001:470:0:78::2

37.221.193.195

81.17.66.14

193.17.192.53

2001:470:0:7d::2

46.182.18.228

81.17.72.70

193.41.238.1

2001:470:0:8c::2

62.26.185.2

81.21.68.76

193.52.218.19

2001:470:0:c0::2

62.72.87.4

81.21.68.77

193.251.64.225

2001:468:c80:4101:0:100:0:42

62.91.2.20

82.138.243.4

193.252.247.52

2001:418:3ff::1:53

62.128.1.42

82.138.243.24

193.252.247.53

2001:450:2005:3::5

62.128.1.53

82.198.129.138

194.2.0.20

2001:418:3ff::53

62.141.187.10

82.198.129.146

194.2.0.50

2001:4870:6082:3::100

62.152.168.253

83.146.21.5

194.51.149.1

2001:4870:6082:3::5

62.152.177.87

83.146.21.6

194.98.65.65

2001:4870:8000:3::100

62.225.183.250

83.151.112.193

194.98.65.165

2001:4870:8000:3::5

78.47.115.194

84.8.2.11

194.116.142.1

2001:4860:4860::8844

78.47.115.197

84.45.85.23

194.117.245.2

2001:470:20::2

78.138.97.33

84.234.17.30

194.169.203.3

2001:450:2005:2::5

78.138.98.82

84.234.18.111

194.250.223.1

2001:450:2005:2::4

80.64.128.10

85.90.48.10

194.250.223.2

2620:0:ccc::2

80.66.0.30

85.133.52.27

195.88.84.100

2620:0:ccd::2

80.66.1.42

85.159.152.1

195.154.152.98

2610:130:100:3::200

80.77.25.2

85.159.152.2

195.214.240.136

2001:470:f032:1::254

80.78.162.2

91.198.255.45

195.221.20.10

4.2.2.1

80.86.93.123

91.216.105.75

212.30.96.211

4.2.2.2

80.148.51.2

92.48.112.254

212.37.208.3

4.2.2.3

80.148.52.66

92.48.112.255

212.37.208.4

4.2.2.4

80.149.86.20

93.191.32.131

212.85.128.2

4.2.2.5

80.190.200.55

94.199.232.1

212.85.147.35

4.2.2.6

80.190.248.146

94.199.234.1

212.94.162.1

4.79.132.219

80.237.196.2

139.184.42.50

212.94.162.33

8.3.48.20

80.237.197.14

154.32.105.18

213.244.5.67

8.3.48.30

81.7.200.80

154.32.107.18

213.251.133.164

8.5.244.5

81.16.49.10

154.32.109.18

217.71.116.60

8.8.4.4

81.18.97.40

157.203.43.23

217.151.0.50

8.8.8.8

81.18.97.50

158.43.128.1

217.151.0.195

8.15.12.5

81.27.226.1

158.43.128.72

217.169.242.2

12.13.176.130

82.96.64.2

158.43.192.1

12.127.16.67

82.96.65.2

158.43.240.3

12.127.17.71

82.96.81.10

158.43.240.4

12.127.17.72

82.96.86.20

158.234.8.70

15.227.128.50

82.100.248.10

158.234.250.70

23.90.4.6

82.149.248.3

185.19.104.45

24.154.1.5

82.211.4.15

185.19.105.6

24.224.127.197

85.88.19.10

185.19.105.14

24.237.132.5

85.88.19.11

193.34.170.162

24.248.137.39

85.214.132.203

193.111.200.191

35.8.2.41

87.106.220.85

193.111.230.24

35.8.2.42

87.118.85.241

193.111.230.26

35.8.2.45

87.118.111.215

193.186.162.3

35.8.98.43

87.119.194.34

193.200.81.48

38.102.194.214

89.107.66.246

193.201.153.1

38.112.17.138

89.107.129.15

193.201.185.2

38.112.17.142

89.146.204.5

193.201.185.3

38.119.98.220

91.202.41.181

193.243.128.91

50.9.119.3

91.204.4.133

194.1.148.1

50.116.22.226

93.186.161.211

194.6.79.163

50.116.23.211

131.234.16.15

194.72.9.61

50.116.28.138

132.252.150.1

194.73.96.50

62.72.60.1

134.60.1.111

194.73.96.62

62.72.60.2

134.91.211.2

194.75.147.212

63.218.44.186

139.1.17.16

194.116.175.15

63.236.51.160

139.1.144.14

194.145.147.194

63.238.52.1

139.13.106.121

194.145.147.195

63.238.52.2

139.30.42.2

194.145.240.6

63.251.62.1

139.30.161.40

194.145.241.6

63.251.62.33

141.1.1.1

194.164.181.2

63.251.129.1

141.1.27.249

194.164.181.6

63.251.129.33

141.33.208.16

194.164.183.2

63.251.161.1

141.50.161.11

194.164.183.10

63.251.161.33

141.50.161.12

194.169.244.33

64.0.55.201

141.56.31.3

194.169.244.34

64.13.0.5

144.76.202.253

195.26.96.2

64.13.24.5

145.253.2.6

195.46.48.21

64.13.32.5

145.253.2.196

195.46.48.22

64.13.48.12

145.253.2.203

195.58.150.1

64.13.115.12

149.154.159.12

195.74.138.10

64.29.0.30

149.211.153.50

195.153.19.5

64.31.64.1

149.211.153.51

195.153.19.10

64.40.72.25

149.250.222.21

195.166.13.4

64.40.75.40

149.250.222.22

195.200.157.50

64.61.99.2

160.44.1.4

195.200.158.50

64.62.142.131

164.33.1.4

195.224.180.238

64.80.203.194

164.133.154.136

195.242.214.81

64.80.255.102

170.56.58.45

195.242.214.82

64.80.255.103

170.56.58.53

212.9.98.20

64.80.255.240

178.254.21.113

212.15.86.12

64.80.255.251

192.54.34.3

212.23.32.66

64.91.3.46

192.76.144.66

212.23.33.66

64.91.3.60

192.76.157.4

212.38.95.254

64.91.89.2

193.7.168.1

212.42.165.37

64.91.92.21

193.7.169.9

212.54.160.7

64.91.92.22

193.16.3.11

212.54.179.1

64.94.1.1

193.16.48.66

212.73.209.34

64.94.1.33

193.16.235.4

212.84.181.99

64.94.33.1

193.22.110.251

212.118.241.1

64.94.33.33

193.22.111.1

212.118.241.33

64.119.60.5

193.25.208.49

212.119.0.1

64.119.60.9

193.28.97.130

212.137.64.13

64.119.80.100

193.28.100.200

212.163.193.2

64.132.61.131

193.30.79.10

213.131.178.10

64.132.94.250

193.41.10.1

213.138.101.252

64.135.2.250

193.98.112.46

213.171.220.209

64.136.44.73

193.98.112.238

213.171.220.215

64.136.52.73

193.98.115.214

213.178.144.54

64.140.243.112

193.101.111.10

213.253.136.17

64.151.87.192

193.101.111.20

213.253.137.17

64.181.43.34

193.102.59.190

217.10.134.2

64.191.100.53

193.109.4.5

217.14.128.50

64.203.254.30

193.110.43.67

217.14.143.18

64.212.106.84

193.110.44.212

217.18.80.105

64.212.106.85

193.110.205.2

217.18.90.105

64.215.98.148

193.110.207.5

217.19.132.10

64.254.99.13

193.111.34.18

217.27.240.20

64.254.100.20

193.111.212.5

217.32.105.66

65.57.163.9

193.111.238.5

217.33.200.186

65.68.49.50

193.141.3.6

217.35.107.90

65.68.49.51

193.175.51.10

217.68.64.32

65.74.130.5

193.188.196.250

217.72.163.3

65.74.130.6

193.189.114.254

217.72.171.53

65.107.59.67

193.254.22.13

217.77.176.10

65.163.107.11

193.254.212.22

217.77.176.11

65.183.98.90

193.254.213.22

217.78.80.70

65.203.109.2

194.9.192.198

217.78.80.74

65.210.29.34

194.25.0.52

217.140.98.10

65.220.16.14

194.25.0.60

217.140.98.25

66.7.142.78

194.25.0.68

217.168.144.127

66.7.160.122

194.25.190.9

217.174.252.65

66.9.5.15

194.31.241.5

217.174.252.116

66.9.182.1

194.39.185.10

217.196.1.6

66.28.0.45

194.42.108.135

66.28.0.61

194.50.182.40

66.28.28.210

194.95.141.1

66.51.205.100

194.113.160.68

66.51.206.100

194.116.208.3

66.71.191.34

194.126.159.20

66.81.0.252

194.126.159.21

66.81.1.252

194.145.230.9

66.93.87.2

194.150.168.168

66.112.11.87

194.156.145.10

66.112.11.88

194.169.239.10

66.112.235.200

194.172.160.4

66.118.80.4

194.187.164.20

66.118.80.5

194.187.242.8

66.128.130.4

195.27.150.42

66.146.0.1

195.36.75.21

66.151.145.1

195.36.93.21

66.153.50.66

195.50.157.2

66.155.216.122

195.82.32.2

66.187.32.10

195.114.98.101

66.199.31.131

195.114.99.101

66.203.72.10

195.145.22.37

66.207.160.111

195.170.96.2

66.216.18.222

195.170.97.254

66.218.44.5

195.182.110.132

66.242.160.5

195.202.52.20

66.242.160.6

195.225.241.81

66.250.7.154

195.234.230.67

66.250.192.11

195.242.173.2

66.251.35.130

195.243.214.4

67.17.215.132

212.2.32.2

67.17.215.133

212.2.33.33

67.90.152.122

212.9.160.1

67.221.255.31

212.9.161.2

68.68.167.9

212.18.15.3

68.94.156.1

212.18.80.8

68.94.157.1

212.28.34.90

68.179.203.94

212.43.68.10

69.16.169.11

212.51.16.1

69.16.170.11

212.51.17.1

69.24.112.10

212.66.0.1

69.25.1.1

212.66.1.1

69.25.1.33

212.66.128.129

69.26.32.200

212.77.171.239

69.28.97.4

212.79.54.6

69.28.104.5

212.82.225.7

69.28.136.102

212.82.225.12

69.28.144.102

212.82.226.212

69.28.148.102

212.86.160.70

69.28.239.8

212.87.130.92

69.28.239.9

212.87.132.53

69.60.160.196

212.89.130.180

69.60.160.203

212.95.124.6

69.64.224.67

212.96.128.140

69.67.254.2

212.96.130.140

69.85.64.28

212.102.225.2

69.144.49.29

212.110.122.132

69.145.232.4

212.114.93.186

69.145.232.32

212.114.209.107

69.145.248.4

212.118.160.1

69.145.248.50

212.118.160.3

69.146.17.2

212.125.57.102

69.164.196.21

212.204.49.83

72.2.217.249

212.204.60.4

72.11.150.10

212.211.132.4

72.11.150.74

213.23.95.2

72.46.0.2

213.23.108.129

72.52.104.74

213.30.253.65

72.249.0.34

213.39.232.222

72.249.191.254

213.68.194.51

74.82.42.42

213.73.91.35

74.82.46.6

213.139.128.59

74.207.242.213

213.139.132.5

75.94.255.12

213.144.3.210

75.95.4.5

213.153.64.1

76.10.192.201

213.178.0.33

76.73.18.50

213.178.2.23

128.123.3.5

213.178.66.2

129.7.1.1

213.178.66.111

129.7.1.6

213.178.66.112

129.219.17.200

213.179.64.3

129.250.35.250

213.179.65.3

129.250.35.251

213.191.74.12

130.85.1.3

213.191.74.19

130.150.102.20

213.191.92.82

130.150.102.100

213.191.92.86

134.48.1.32

213.209.121.30

137.145.204.10

213.209.122.11

141.211.125.15

213.239.204.35

141.211.125.17

217.7.84.2

141.211.144.15

217.18.190.4

141.211.144.17

217.19.176.2

142.77.2.36

217.23.49.227

142.77.2.101

217.23.50.18

144.202.244.42

217.28.96.190

146.94.1.3

217.28.98.62

148.84.30.6

217.30.49.100

149.6.140.30

217.30.50.100

149.20.64.20

217.64.163.1

149.20.64.21

217.64.167.1

151.164.1.8

217.66.128.2

156.154.70.1

217.69.169.25

156.154.70.22

217.74.200.20

156.154.71.1

217.117.111.1

156.154.71.22

217.119.53.59

157.134.160.1

217.159.0.17

165.87.13.129

217.159.1.126

165.87.201.244

217.197.84.69

165.166.8.54

2001:678:e:102::53

165.166.142.42

2a00:15e8:23::2

168.215.165.186

2a02:648:1:0:20c:76ff:fe28:8f82

168.215.210.50

2a01:7a0:10:149:154:159:12:0

173.44.32.2

2a02:d40:3:6::d5b1:b9e6

192.88.193.144

2001:67c:220::

192.88.195.10

2001:67c:14c::

192.188.199.6

2001:680:0:20::2

198.6.1.3

2001:1560:42::52

198.6.1.4

2001:680:0:21::2

198.6.1.5

2001:1560:42::53

198.6.1.6

2001:1560:42::54

198.6.1.122

2a00:9d80:4003::106

198.6.1.146

2a00:9d80:4002::101

198.6.1.195

2001:4dc8::

198.23.150.16

2001:8d8::

198.32.2.10

2001:a60::

198.60.22.2

2001:bf0::60

198.82.247.34

2a01:4f8:a0:92a1::feed

198.153.192.1

2a01:4f8:a0:7066::feed

198.153.192.40

2a02:880::1337

198.153.194.1

2002:c25f:cac7:c25f:cac6::

198.153.194.40

31.19.128.0

198.188.2.69

31.150.0.0

198.237.209.130

31.172.8.10

198.252.166.8

46.165.221.166

199.2.252.10

46.243.80.0

199.5.47.164

62.75.224.95

199.52.8.42

62.141.32.0

199.79.203.10

62.141.32.3

199.80.64.202

62.141.32.4

199.85.126.10

62.141.32.5

199.85.127.10

62.152.160.0

199.101.98.178

62.152.176.131

199.201.159.5

62.206.245.34

204.8.180.42

62.245.135.179

204.9.122.102

74.125.18.80

204.9.123.122

74.125.18.82

204.45.18.18

74.125.18.83

204.45.18.26

74.125.18.84

204.95.160.2

74.125.18.209

204.95.160.4

74.125.18.210

204.97.212.10

74.125.18.211

204.107.252.7

74.125.18.212

204.117.214.10

74.125.18.213

204.152.184.76

74.125.18.214

205.134.162.209

74.125.18.215

205.152.6.20

77.0.71.254

205.152.37.23

77.21.128.0

205.152.132.23

77.90.128.15

205.152.144.23

78.46.238.90

205.171.2.65

78.47.115.193

205.171.3.65

78.47.115.196

205.172.19.79

78.47.119.230

205.211.206.141

79.143.183.251

206.13.28.12

79.192.0.0

206.13.29.12

80.69.192.10

206.13.30.12

80.73.32.15

206.13.31.12

80.79.224.225

206.78.236.20

80.128.0.0

206.123.64.245

80.146.190.1

206.123.69.254

80.190.139.6

206.123.113.254

80.190.200.10

206.124.0.254

80.242.143.10

206.124.1.254

81.24.32.10

206.124.64.1

81.24.32.134

206.124.64.253

81.173.201.34

206.124.65.253

81.201.41.2

206.130.133.2

82.98.86.167

206.131.229.9

82.145.9.38

206.131.230.9

82.211.8.90

206.165.6.11

83.125.5.15

206.165.6.12

83.223.73.3

206.231.8.2

84.56.0.0

206.253.194.65

84.128.0.0

206.253.194.97

85.10.192.165

207.2.120.249

85.25.11.44

207.15.68.36

85.25.26.178

207.15.68.164

85.25.55.214

207.44.226.173

85.31.186.15

207.59.153.242

85.112.224.46

207.69.188.171

85.176.0.0

207.69.188.172

85.214.20.141

207.69.188.184

85.214.101.164

207.69.188.185

87.106.130.21

207.69.188.186

87.128.0.0

207.69.188.187

87.139.105.60

207.69.188.188

87.193.157.211

207.69.188.189

88.84.130.20

207.91.250.34

88.130.0.0

207.130.95.40

88.153.0.0

207.158.92.18

88.198.26.41

207.172.3.9

88.198.230.182

207.172.11.72

88.217.0.0

207.172.11.73

89.244.0.0

207.178.128.20

91.0.0.0

207.178.128.21

91.136.135.5

207.179.3.25

91.194.90.12

207.190.94.2

91.195.220.0

207.190.94.129

91.204.4.5

207.200.7.21

91.204.6.66

207.217.77.82

93.192.0.0

207.217.120.83

94.216.0.0

207.230.192.254

95.222.0.0

207.230.202.28

109.73.52.11

207.230.202.29

109.73.52.12

208.1.60.15

130.193.96.201

208.38.164.130

134.255.239.8

208.48.253.106

137.251.36.6

208.54.220.20

141.2.1.1

208.54.220.21

141.2.1.3

208.59.89.20

141.20.40.2

208.59.89.21

141.20.40.11

208.59.247.45

141.53.8.1

208.59.247.46

141.53.8.3

208.66.232.66

141.61.1.32

208.70.22.22

144.76.117.248

208.70.158.229

145.253.2.7

208.76.50.50

145.253.2.11

208.76.51.51

145.253.2.75

208.78.24.238

162.211.228.237

208.82.116.72

178.63.26.172

208.86.117.40

178.162.151.41

208.92.9.21

188.40.24.98

208.112.89.187

188.40.51.250

208.115.243.35

192.78.147.2

208.115.243.38

192.78.147.3

208.180.42.68

192.109.44.14

208.180.42.100

192.109.135.70

208.180.83.133

193.22.0.33

208.233.32.8

193.37.152.199

208.233.32.12

193.41.252.146

209.0.205.11

193.151.4.201

209.0.205.50

193.151.6.201

209.51.161.14

193.151.32.40

209.51.161.58

193.151.35.1

209.55.0.110

193.164.131.178

209.55.1.220

193.194.148.20

209.63.0.18

193.194.149.101

209.68.1.11

193.254.184.231

209.86.63.237

194.0.11.102

209.87.64.70

194.9.124.5

209.87.79.232

194.11.253.85

209.130.136.2

194.50.182.41

209.130.139.2

194.59.156.1

209.142.136.85

194.64.31.3

209.142.136.220

194.77.8.1

209.142.152.253

194.95.64.4

209.142.152.254

194.97.130.239

209.142.182.250

194.99.75.166

209.143.0.10

194.99.75.167

209.143.22.182

194.113.60.2

209.148.83.210

194.133.122.42

209.148.88.228

194.133.122.47

209.152.32.26

194.150.190.0

209.152.61.178

194.150.191.99

209.161.175.29

194.175.236.2

209.161.175.30

195.20.112.252

209.168.126.3

195.20.112.253

209.179.23.217

195.34.64.44

209.183.33.23

195.34.187.2

209.183.35.23

195.42.232.2

209.183.48.20

195.94.88.254

209.183.48.21

195.94.90.10

209.183.50.151

195.210.48.3

209.183.52.21

195.234.105.5

209.191.129.1

212.6.140.65

209.191.129.65

212.8.1.1

209.193.68.2

212.29.0.1

209.193.72.2

212.34.160.52

209.206.136.8

212.34.160.55

209.206.160.253

212.34.164.70

209.206.184.249

212.44.160.0

209.206.184.250

212.63.70.18

209.212.30.143

212.66.129.98

209.213.64.2

212.68.96.75

209.213.72.9

212.76.194.5

209.213.196.218

212.76.198.5

209.213.223.18

212.77.170.241

209.244.0.3

212.101.201.139

209.244.0.4

212.112.227.247

209.251.33.2

212.112.231.183

209.252.33.101

212.114.140.1

209.253.113.2

212.122.47.6

209.253.113.10

212.124.35.10

209.253.113.18

212.204.83.161

213.137.73.254

212.227.39.54

216.2.192.32

213.133.100.45

216.17.128.1

213.139.95.4

216.18.240.22

213.146.249.30

216.22.81.60

213.157.0.193

216.37.1.19

213.168.66.68

216.52.1.1

213.183.65.31

216.52.1.33

213.183.76.241

216.52.41.1

213.191.74.18

216.52.41.33

213.198.78.3

216.52.65.1

213.203.229.182

216.52.65.33

213.203.242.37

216.52.94.1

213.214.11.188

216.52.94.33

213.239.207.82

216.52.97.33

217.6.0.99

216.52.126.1

217.13.201.16

216.52.129.1

217.24.48.30

216.52.129.33

217.24.50.254

216.52.161.33

217.69.160.18

216.52.169.1

217.145.96.0

216.52.190.33

217.194.64.94

216.52.254.1

217.194.65.7

216.52.254.33

216.54.2.10

216.54.2.11

216.66.22.2

216.66.38.58

216.66.80.26

216.66.80.30

216.66.80.90

216.66.80.98

216.81.128.132

216.106.1.2

216.106.1.3

216.106.184.6

216.107.0.4

216.126.204.8

216.131.94.5

216.131.95.20

216.136.95.2

216.143.132.20

216.143.135.11

216.143.135.12

216.147.131.33

216.147.131.34

216.152.64.199

216.152.64.201

216.167.223.22

216.185.192.1

216.185.192.2

216.186.27.15

216.194.28.33

216.194.28.69

216.218.221.6

216.218.226.238

216.220.80.200

216.237.221.42

                                                                       ***

24.03.2014

 

Nöbet

 

Gerçi inanmıyorum ama...

Bu gece nöbetteyim...

Yarın 25 Mart...

Bakalım "hükümeti" devirecek...

Twitter'i kapattıracak Kadar önemli ne yayınlanacak?     

                                                                       ***

DNS listesine ekleme yaptım. PDF olarak indirebilirsiniz

 

http://www.gurbuz.net/Turk/DNS%20Server.pdf

                                                                         *

AIHM Son Dakkika

AIHM Erdogan'a karsi acilan insan haklarina karsi islenen suc ve savas sucu davasini Kabul etti

                                                                         *

Istanbul'da sandik nöbeti icin gönüllüler lazim!

Lütfen yardimci olun, yoksa tüm fedakarliklar - tüm ölümler ve sakatlanmalar
BOSUNA olur!!!

Herkes görev basina

                                                                         *

Her türlü namussuzlugu bekleyin....
Buna hazirlikli olun...

Herkes görev basina

http://www.sandikbasindayiz.org/

                                                                       ***

Bir oy bir oydur...

Demeyin! Demeyin çünkü...
İster Türkiye sınırları içinde...
İster dışında olun...
Oy kullanabilmek o Kadar kolay değil!

Annem ve babam 50 yıldan fazla yurtdışındalar...
Konsolosluktan...
Hatta büyükelçilikten bile eve mektup gelmiştir......

Yani adressizim yurtdışı temsilcilikleri tarafından biliniyor...

Bun rağmen...

Sözüm ona adresimizi bildirmemişiz diye...

Annem oy kullanamayacak!

 

Bu nasıl iş?

Türk iş!!!

                                                                       ***

25.03.2014

 

K. Kilicdaroglu'ndan Kirk yilin basinda COK güzel bir fikir

Oylamadan sonra...
Sayım esnasında veya hemen sonrasında elektrikler kesilirse...
CHP ve MHP'li yetkililer hemen sandıkların üzerine elektrikler gelene kadar otursunlar

                                                                       ***

26.03.2014

 

Şok ses kaydı: "Baykal kasetini Erdoğan servis etti" iddiası

Ses kalitesi cok kötü...
Elimden geldigi Kadar düzeltmeye calistim ama...
Tam bir felaket!


http://www.gurbuz.net/Turk/Baykal%20kasetini%20Erdogan%20servis%20etti%20iddiasi.mp3   

                                                                       ***

27.03.2014

 

Kafaya koydular

 

O iğrenç canlarını...

O beş para etmez götlerini kurtarmak için...

Memleketi savaş felaketine sürmekten çekinmeyecekler!!!

 

O Genelkurmayın başında oturan kişi...

Böyle bir adim atarsa...

Bu vebalin altından kalkamaz...

En basta O...

Ve Başbuğ dahil son üç Genelkurmay başkanından hesap sorulmalıdır!

 

Not: Sayın Başbuğ bahsi gecen Genelkurmay başkanları arasında yine en "masum" olanıdır. Kaldı ki muhtemelen kesilecek cezasının bir kısmını o iğrenç iftiradan dolayı hapis yatarak ödemiş bulunmaktadır. Ancak görevi suiistimal bildiğim kadarıyla "büyük" bir suçtur. Hele bu suiistimal sonunda memleket uçurumun esiğine geldiyse!!!

 

Ben bunu bilir bunu yazarım. Saygıyla kamuoyuna duyurulur

                                                                        *

Yemedik yedirdik, içmedik içirdik
YouTube’u kapatsan ne yazar?

Allahsız peygamberiz bilmem nenin çocukları…
Biz bu evlatları sizlerin o uçkur maceralarınız…
Hırsızlıklarınıza perde olmaları için yetiştirmedik!

O kutsal analar…
Gece demeden gündüz demeden…
Bin bir fedakârlıkla sizin hırslarınıza yem olsun diye…
Bu evlatları büyütmedi!

9 ay yavrularını karnında taşıyıp…
Kara toprağa teslim etmek için okutup yetiştirmedi!

Gün gelecek…
Belki bugün, belki yarın…
Belki yarından da yakın…
Vicdanlar mahkemesinde yargılanacaksınız!

“Orijinal” iki parça olarak yayınlandı. Ben bunu 1 dosyada birleştirdim (15 dakkika) Süleyman Şah Türbesi'nden sıcak saatler IŞID

http://www.gurbuz.net/Turk/Bascalanin%20Secim%20Güdümlü%20Savas%20Plani.mp3

                                                                         *

Recep usulü harem

 

Herifin haremine girdiniz…

Herifin namahremini teşhir ettiniz…

Yok, ismi şuymuş buymuş…

Bana ne?

 

Yaptığınız her şeyden evvel ayıp (!?)

 

Ancak dikkatimi bir şey çekiyor…

Hiç kimse kalkıp da su soruyu sormuyor…

Tabii…

Tayyip usulü “İslami seks” nasıl yapılır bilemeyeceğim…

Ama…

Bu herifin altına, üstüne veya önüne...

Duracak hatun kişinin…

Önce aklına, sonra midesine şaşarım…

Söyleyin a hatun kişiler…

Bu nasıl bir akıl, bu nasıl bir mide?

                                                                         *

Kozmik rezalet

 

Bir zamanlar…

Ağlamaktan sorumlu bakana suikast yapılacakmış miş miş…

Daldılar Türk Silahlı Kuvvetlerin kozmik odasına…

Aradılar, taradılar…

Muhtemel saldırılara karşı alınacak tüm önlem paketleri…

Yayıldı ortalığa…

Yabancı istihbarat servisleri…

Vatan millet düşmanları öğrendi Türk Silahlı Kuvvetlerinin en mahremini!

 

Kimdir namussuz…

Kimdir rezil…

Kimdir casus…

Bilemem ama…

Bildiğim bir şey vardır…

Ben yaparsam ulusal güvenliğe zararı olmaz…

Sen yaparsan olur dendiğinde…

İrkilirim, tüylerim ürperir…

Pür dikkat kesilir, başlarım düşünmeye…

Kendi götünü kurtarma planlarına evladımın sağlığını dâhil ettiğin anda…

Paylaşırım…

Sen istediğini de!

                                                                         *

DNS listesine ekleme yaptım. PDF olarak indirebilirsiniz

http://www.gurbuz.net/Turk/DNS%20Server.pdf

                                                                       ***

28.03.2014

 

Vatan hainliği suçlamasını ret ediyorum

 

Devleti yönetmekten sorumlu kişilerin....

Bu büyük sorumluluk karşısında gösterdikleri zafiyet, gaflet ve görevi suiistimal karşısında...

Kendi tespitleri ile yıllardır dinlendikleri kanıtlanmış olduğundan...

Süleyman Sah Türbesi ses kayıtlarının tarafımdan yayınlanması...

Vatan hainliği olarak nitelenemez!

Bu daha çok sorumsuz, ilgisiz, bilgisiz ve bilinçsizliğin dışa vurumu ’dur...

Devlettin yönetilemediğinin, cehaletin ve yetersizliğin açık bir kanıtı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin ifadesidir.

                                                                         *

Sayın Akyüz, "rakibini, düşmanını" hafife alma gafletinin sonucu hüsran olabilir!

Mandela içinde neler söylenmiş, yazılmış – terörist – ilan edilmişti. Sonunda ne oldu hepimizin

malumu. AB(D) ve Türkiye’de ki kollu yıllardır bu p… boşuna beslemiyor. Salt bu yüzden milli kuvvetler güç birliği yaparak bu ülkenin başına geçmeli ki bu herifleri hak ettikleri ölüm cezasına çarptırmalı. AIHM’in son kararına dikkatinizi çekerim.

Tüm bunlar gördükleriniz, duyduklarınız, bizzat yaşadıklarınız yaaa bu

herifler devrildikten sonra açığa çıkacak olanları düşündünüz mü hiç?

Hayal gücünüzün sınırlarını zorlayacak, yalın gerçeklere hazır mısınız?

Hiç sanmıyorum!

Dostlar, arkadaşlar, kardeşlerim…

Vatanını, milletini sevenler olarak bu zihniyetten sonra…

Gelecek nesillerin böyle bir tecrübe yaşamaması için alınması gereken

önlemler hakkında hiç kafa yordunuz mu? Ben yordum ve zamanı

geldiğinde açıklayacağım. “Hazırlıklı olmak hayatin yarısıymış” der

Almanlar! Bizler ise hazırlıksızlıklarımızım kurbanı olmaya devam

ediyoruz!

                                                                       ***

30.03.2014

 

Bugün T.C.'nin geleceği belirlenecek!

 

Ne olacağını kestiremiyorum...

Ancak...

Eğer Türkiye'de bir şeyler değişmezse...

Bunu Erdoğan’ın basarisi olarak görmemeliyiz...

Çünkü...

Bu durumda başarısız olanlar...

Bahçeli ve Kılıçdaroğlu olacaktır!

                                                                       ***

31.03.2014

    

Muhafazakârların azizliği

 

Dehşet ve ibretle bazı arkadaşların yorumlarını okuyorum…

Belki ben yanlış düşünüyorum veya çağdışı kalmış…

Çoktan ölmesi gereken bir dinozorum!

 

Levent Kırca’ya, İşçi Partisine hatta…

Canlarını, sağlıklarını ortaya koyan…

Hiç bir fedakârlıktan çekinmeyen…

Türkiye Gençlik Birliğine varana kadar…

Suçlamalar silsilesini sürdüren bu arkadaşlara sesleniyorum:

 

Arkadaşlar, dostlar, kardeşlerim…

Hepimiz ama hepimiz, istisnasız bu yola baş koyduk…

Bu vatanı, bu milleti bu zihniyetten arındıracağız diye!

 

Demokrasiye inanmıyorum…

Bunun nedenlerini de sitemden ayrıntılı şekilde anlattım…

Bazı vefakâr okuyucularım hatırlayacaklardır…

Ancak…

İnsanlık daha “iyi” bir yönetim biçimi geliştirene kadar…

İlerisini değil…

Gerçek demokrasiyle “idare” etmek zorundayız!

 

Sanayileşme devrinin başlamasıyla birlikte…

Oluşan işçi sınıfının – iliğine – kadar sömürülme gayretleri…

Karl Marx ve Friedrich Engels gibi düşünürlerin…

İnsanlık tarihinde ezeli paylaşım kavgasını…

Daha adil şekillendirme modelleri üzerinde kafa yormalarıma sebep olmuştur…

Bu felsefi yaklaşımlar sağ (muhafazakâr)…

Ve sol (komünist / sosyalist) kisvelere ayrılan...

Siyasi toplumların oluşmasına neden olmuştur.

 

Konuyu kısaca toparladıktan sonra…

Gelelim muhafazakâr deyimine…

Tayyip Dil Kurumuna göre muhafazakâr:

Tutucu demekmiş, örnek olarak da şu cümleyi kullanmışlar:

Yeni prens halk hürriyetleri aleyhinde idi ve muhafazakârlara dayanıyordu.

                                                                                            F. R. Atay

Yani sağ görüşlü (muhafazakâr) kitleler…

Mevcut toplumsal düzeni, düşünceleri, kurumları değiştirmeden…

Olduğu gibi korumak isteyen kitleler…

Sol diye tabir edilen görüş ise genelde karşımıza…

Eşitlikçi, paylaşımcı ve yenilikçi olarak çıkmaktadır…

Bu iki felsefi görüş veya hayat anlayışı tam bir tezattır!

 

Türkiye’de ise…

Bu tanıma uymayan bir muhafazakâr anlayış karşımıza çıkmaktadır…

90 yıldır “alıştıkları” düzenin muhafazasını savunmuyor, değerleriyle ilgilenmiyor, benimsemiyorlar… 

Bu anlayış geçmişin görkemini…

Yani, Neo-Osmanizm hortlatılmaya çalışılmaktadır…

Geçmişin tüm hatalarını, yanlışları bu görkem ile perdelenmek…

Bu görüşü paylaşan kitleler tarafından gerçekler görmezden, bilmezden ve hatta…

Tarihi gerçekler çarpıtılarak, hayali bir “tarih” yeniden yazılmak isteniyor…